(818 S. K. m. 41, 42)
Davacı A. Ü. Kaynak vekili Avukat F. Kahraman tarafından, davalı Karayolları Genel Müdürlüğü ve Büyükşehir Belediye Başkanlığı aleyhine 21/12/2000 gününde verilen dilekçe ile çevre yol yapımı nedeniyle uğranılan zarar için tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; belediye başkanlığı hakkındaki davanın reddine, Karayolları Genel Müdürlüğü hakkındaki davanın kabulüne dair verilen 1/10/2001 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Karayolları Genel Müdürlüğü vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Başlangıçta idari karar alınarak davaya konu yerde eylemde bulunulmuş ise de, sonradan bu idari karardan vazgeçilmiştir. İdare her zaman verdiği bir idari karardan dönebilir ve bu idari kararı ortadan kaldırmakla işlem başlangıç noktasındaki duruma dönmüş olur. Diğer bir anlatımla hukuksal sonuç doğurmaz. Bu nedenle idarenin davaya konu eylemi haksız eylem niteliğindedir. Bu bakımdan göreve ilişkin temyiz itirazı reddedilmelidir.
2- Diğer temyiz itirazına gelince; davacı vekili dava dilekçesinde davalıların çevre yolu yapmak için kamulaştırma yapmadan bağ omcalarını ve ağaçlarını kestiklerini ve kazı yapıp toprak naklettiklerini, daha sonra çevre yolu güzergahını değiştirerek taşınmazı o şekilde bıraktıklarım belirterek tazminat istemiştir.
Yerci mahkemece belediye başkanlığı hakkındaki davanın husumetten reddine. Karayolları Genel Müdürlüğü hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı Karayolları Genel Müdürlüğü'nce temyiz edilmiştir.
Davacı tarafından dava konusu yerde idarenin bir faaliyeti olmadan mahkemeye yaptırılan tespitte, yol geçecek bölüm krokide gösterilmiş ve burada bulunan ağaçların cins ve miktarları da ziraat mühendisi bilirkişi raporunda belirtilmiştir. Daha sonra idarenin yere el koyması üzerine yapılan mahkeme tespitinde ise bir önceki belirlemeden farklı ve daha az yer üzerinde idare tarafından faaliyet yapıldığı ve ağaçların kesildiği anlaşılmıştır. Ne var ki ilk belirlemede olduğu gibi ağaçların zararı konusunda açıklayıcı rapor alınmamıştır. Dava konusu yerde ne miktar yer üzerinde çalışma yapıldığı ve ne miktar ağacın kesildiği açıklığa kavuşturulmadan eksik inceleme ile karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, göreve ilişkin temyiz itirazının (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 28.3.2002 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Davalı idareler kamu tüzel kişileridirler. Genellikle eylemleri görevlerinin gereğidir. Kaldı ki, dava konusu eylemin yapılmış olan plan ve projeye göre yapıldığında tereddüt yoktur. Yapılmış ve icra edilmiş olan plan ve projeden vazgeçilmiş olması, icra aşamasındaki niteliğini değiştirmeyeceğinden uyuşmazlığı idari yargı yerinin görev alanından çıkarmaz. Bu nedenle davanın idari yargı yerinde açılması gerektiğinden bahisle, dilekçenin reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmiş olmasına katılamıyoruz. 28/3/2002
Full & Egal Universal Law Academy