(5846 S. K. m. 68) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Davacı A. Seçil Büker ve Canan Uluyağcı vekili Avukat Senay Ertem tarafından, davalı Can Dündar ve Bağımsız Basın Ajansı aleyhine 8.1.1997-10.7.2001 gününde verilen dilekçeler ile fikir ve sanat eserleri yasasına aykırı eylem nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın dava ve birleşen dava ile istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece verilen kararın dairece bozulması üzerine bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne dair verilen 10.10.2001 günlü kararın Yargıtayda duruşmalı olarak incelenmesi davalılardan Can Dündar vekili; duruşmasız olarakda davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 12.2.2002 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı Can Dündar vekili Avukat İsmail Atak ile karşı taraftan davacılar vekili Avukat Senay Ertem geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Dava, Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına aykırı eylem nedeniyle uğranılan zararın ödettirilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece daire bozmasına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davacılar ile davalılardan Can Dündar tarafından temyiz olunmuştur.
Davacılar davalıların haksız eylemi nedeniyle uğradıkları zararın ödettirilmesini istemişlerdir. Davalıların "Aynalar" adlı programda "Türkan Sultan" adlı bölümde davacılar tarafından yazılan "Yeşilçamda Bir Sultan" adlı eserden isimsiz alıntı yaptıkları ve dava konusu yayın nedeniyle Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'na aykırı davrandıkları uyulan bozma kararı ile kesinleşmiştir. Uyuşmazlık zarar kapsamının belirlenmesine ilişkindir. Bu tür haksız eylemler sonucu oluşan zarar Fikir ve Sanat Eserleri Yasasının 68. maddesindeki kural gözetilerek belirlenmelidir. Anılan maddeye göre davacılar "sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya emsal veya rayiç bedel itibarıyla uğradığı zararın en çok üç katı fazlasını" isteyebileceklerdir. Şu durumda fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak dava açan davacıların zararın üç kat fazlasını ilk davada istemediklerinden bahisle üç kat fazla zarara hükmedilemeyeceğine yönelik gerekçe doğru görülmemiştir. Davacılar anılan yasanın 68/1. maddesine dayalı olarak davalarını açtıklarına göre ayrıca üç kat fazla istemde bulunduklarına dair belirlemede bulunmaları gerekmez. Kaldı ki dayanılan yasa maddesi bu istemi içermektedir.
Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda FSEY. 68. maddesindeki ilkeler gözetilmeden "böyle bir eserin mutad işleme bedeli 3.000.000.000 TL'dir" denilmek suretiyle zarar belirlenmiştir. Davalıların hukuka aykırı eylemleri sabit olduğuna göre somut olayın özellikleri ve anılan maddi hükmü birlikte göz önüne alınarak zarar belirlenmelidir. Bu esasları içermeyen ve denetime elverişli olmayan rapora göre karar verilmesi doğru olmadığı gibi, manevi tazminatın miktarını belirleme hakime verilmiş bir yetki olduğuna ve HUMK. 275. maddesine göre "hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişi dinlenemeyeceğine" göre bilirkişilerce belirlenen manevi tazminata aynen hükmedilmesi de usul ve yasaya aykırı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve temyiz eden davalı Can Dündar vekili için takdir edilen 250.000.000 lira duruşma avukatlık ücretinin davacılara ve davacılar vekili için takdir edilen 250.000.000 lira duruşma avukatlık ücretinin de davalı Can Dündar'a yükletilmesine ve peşin alınan harçların istek halinde geri verilmesine 12.2.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy