(818 S. K. m. 66) (4721 S. K. m. 1023)
Dava: Davacı F.K. vekili Avukat S.Y. tarafından, davalı F.G.E. aleyhine 15.5.2000 gününde verilen dilekçe ile muvazaalı satış nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 1.10.2001 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekillerince süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 25.12.2001 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı adına Avukat S.Y. geldi, karşı taraftan davalı adına kimse gelmedi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Dava muvazaalı (danışıklı) olarak satılan taşınmazların bedeli istemine ilişkindir. Yerel mahkemece dava kısmen kabul edilmiş, karar taraflarca temyiz edilmiştir.
Mahkemece hakimin reddi isteminin geri çevrilmesine ilişkin olarak verilen karar dosya kapsamı, yargılama yöntemi ve ret nedenlerinin bulunmaması dikkate alınarak yerinde görüldüğünden buna yönelik temyiz itirazları reddedilerek işin esası incelenmiştir.
Davacı davaya konu taşınmazların ve başka taşınmazların tapu kayıtlarının muvazaalı satışa dayandığından iptali için davalı ve kardeşi aleyhine dava açmıştır. Kadıköy Asliye 5. Hukuk Mahkemesi'nde görülen bu dava sonucunda davalının kardeşi adına olan tapu kayıtlarının iptaline, davalıya satışı yapılmış olan taşınmazların üçüncü kişiye satılmış olması sonucu tapu kayıtlarının davalı adına kayıtlı olmaması nedeniyle bu kısma yönelik tapu kaydı iptali istemi 1991/70 esas ve 1996/1069 karar sayı ile reddedilmiştir. Bu karar Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nce onanmış ve karar düzeltme istemi 9.7.1997 tarihinde reddedilerek kesinleşmiştir. Ve karar düzeltme isteminin reddine ilişkin karar hakim tarafından 24.6.1997 tarihinde havale edilmiştir. Böylece davacının taşınmazın aynına ilişkin isteminin bedele dönüştüğünü bu tarihte öğrendiğinin kabulü gerekir. Davacının bu davadaki istemi bedele yöneliktir. Davalı nedensiz zenginleşmiş olsa dahi davacı bu istemim BK. 66. maddesi gereğince 1 yıl içinde istemesi gerekir. Dava 15.5.2000 tarihinde açıldığına göre zamanaşımı dolmuştur. Davalı yöntemine uygun zamanaşımı itirazında bulunduğuna göre davanın bu nedenle reddi gerekirken zamanaşımı yanlış değerlendirilerek bu savunmanın reddi ile kısmen kabul kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve davacı yararına takdir olunan 97.500.000 lira duruşma avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine ve peşin alınan harçların istek halinde geri verilmesine 25.12.2001 gününde oybirliği İle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy