(2004 S. K. m. 67)
Dava: Davacı Tamer S. vekili Avukat Sinan Kılıçkaya tarafından, davalı Dışişleri Bakanlığı aleyhine 4.2.1999 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 10.4.2001 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili Avukat Dilara Güven tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Öteki temyiz itirazlarına gelince;
Dava, icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, alacağın ödenmesi nedeniyle konusuz kalan dava hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına ve davalının icra inkar tazminatı ile sorumluluğuna karar verilmiştir. Kararı davalı temyiz etmiştir.
Dosyadaki bilgi, belge ve açıklamalar ile dosya içeriğinden; taraflar arasındaki çalışma sözleşmesinin 1996 yılında davalı tarafından yenilenmemesi üzerine, davacının idare mahkemesine dava açarak bu işlemi iptal ettirdiği, idare mahkemesi kararında, sözleşmenin fesih tarihinden idari dava tarihine kadar davacının parasal haklarının ödenmesine de karar verildiği, ancak kararda bu hakların miktarının açıklanmadığı, davacının parasal hakları yönünden icra takibi yaptığı davalının itirazı üzerine İcra Tetkik Merciine başvurarak itirazın kaldırılmasını istediği; merci hakimliğince asıl alacak ve işlemiş faiz yönünden idare mahkemesi kararında eda hükmü ve miktar bulunmadığı için itirazın kaldırılması isteminin reddine, idare mahkemesi kararında belirtilen yargılama gideri ve avukatlık ücreti yönünden ise davalının itirazının kaldırılmasına ve davalı yararına %40 inkar tazminatına hükmolunduğu anlaşılmaktadır. Açıklanan bu hususlar ele alınıp değerlendirildiğinde; davacının sözleşmesinin feshedilmesinden sonra yeni bir sözleşme yapılmadığına ve böyle bir sözleşme ortada bulunmadığına göre, icra takibine konu edilen parasal haklar yönünden istenebilecek miktarın belirsiz olup yargılama sonucu belirlenebileceği ve bu nedenle likit bir alacak bulunmadığı anlaşılmaktadır. Alacak likit olmadığına ve bu durum gözetilerek İcra Tetkik Mercii Hakimliğince asıl alacak ve işlemiş faiz yönünden davalı yararına ve o davada %40 inkar tazminatı takdir olunduğuna göre, bu davada davacı yararına icra inkar tazminatı hükmolunması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın (2) sayılı bentte gösterilen nedenle bozulmasına, öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine 1.4.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy