(4721 S. K. m. 683) (743 S. K. m. 618)
Dava: Davacı Hasan A. tarafından, davalı Taşkın A. aleyhine 10/11/2000 gününde verilen dilekçe ile hisseye düşen hayvan, traktör ve ekipmanın aynen veya bedellerinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen 19/12/2000 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hasan Altaşı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, kardeş olan tarafların miras bırakanından kalan hayvanlardan davacının hissesine düşenin aynen olmadığı takdirde bedeli ile tarafların birlikte aldıkları ancak kaydı davalı adına olan traktörün bedelinden davacının hissesine düşen kısmın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının duruşmadaki "ortaklıklarının 1997 yılı ocak ayında bittiğine" dair beyanı esas alınarak davanın Borçlar Kanununun 61-66. maddesindeki 1 yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmadığından zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davacı dava konusu edilen hayvanların miras bırakanından kaldığını, traktörü de parasını ödeyerek satın aldıklarını ancak davalı adına yazıldığının belirterek miras ve mülkiyet haklarına dayanmıştır. Şu durumda zamanaşımından sözedilemez. İşin esasının incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Anılan yön gözetilmeden yazılı gerekçeyle verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 31.1.2002 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
DEĞİŞİK GEREKÇE YAZISI
Davacı, babalarından kalan miras payının 1997 yılına kadar birlikte işletildiğini, bu tarih itibarıyla ayrılmış olmalarına rağmen davalının hissesini vermediğini bildirmiş, davalı davanın reddini istemiştir. Duruşma tutanağındaki bilgilere göre davacı, davalının kendisi hakkında dava açmasını oyaladığını, bu oyalama nedeniyle davayı geç açtığını bildirmiş, mahkemece bu oyalama konusu üzerinde durulmaksızın davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davalının davacıyı oyaladığı, davanın bu sebeple geç açıldığı kanıtlanmadığı taktirde mahkemenin zamanaşımı nedeniyle davayı reddetmesi doğru olacaktır. O halde, oyalamanın olup olmadığı, oyalama varsa etkisi konusunda araştırma yapılarak, olayda zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi, zamanaşımı gerçekleşmemişse davanın esasına girilmesi gerekmektedir.
Yukarıdaki gerekçe ile, bozma kararının zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediği incelemesine öncelik verilerek yapılması gerektiğini düşündüğümden bozma kararının gerekçesine katılamıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy