(818 S. K. m. 47)
Dava: Davacılar Mümüne K. ve diğerleri vekili Avukat Esen A. Ayral tarafından, davalılar İçişleri Bakanlığı ve İsmail G. aleyhine 28.6.1999 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası nedeniyle uğranılan manevi ve maddi zararın ödettirilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 11.9.2001 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalılardan Bakanlık vekili Avukat Binnur Dindar tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bentin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Öteki temyiz itirazlarına gelince;
Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Davaya konu olan olay tarihi kusur durumu ve tarafların sosyo-ekonomik halleri ile yukarıdaki ilkeler ele alınıp değerlendirildiğinde yerel mahkemece takdir olunan manevi tazminat miktarları fazladır. daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere mahkeme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda 2 nolu bentte açıklanan bentte açıklanan nedenle BOZULMASINA, öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine 1.4.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy