(4721 S. K. m. 4, 24, 25) (743 S. K. m. 4, 24, 24/a)
Davacı Ramazan B. tarafından, davalılar Aysel G. ve Serap G. aleyhine 20.6.2000 gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarına verilen zarar nedeniyle 5.000.000.000 lira manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; 3.000.000.000 lira manevi tazminatın tahsiline dair verilen 22.11.2001 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili Avukat Sedat Boynuk tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince;
Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nısfetle hüküm vereceği Medeni Kanun'un 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Davaya konu olan işte; davacı hakkında yapılan bir soruşturma nedeniyle ifadelerine başvurulan davalıların beyanlarında ve bu beyanlara göre yapılan gazete haberlerinde kişilik haklarına zarar verildiği iddiasıyla manevi tazminat istenmektedir. Davalıların tanık sıfatı ile vermiş oldukları beyanlarında davacının kişilik haklarına zarar verecek nitelikte sözler varsa da olayın gazetelerde yer almasında bir katkıları olmadığı ve gazete haberlerinin içeriğinde davalıların ifadelerinde yer almayan unsurların eklendiği anlaşılmaktadır. Davacının gazete yayınındaki sözler içinde davalıların sorumlu tutulmasını istemiş olduğu da gözetilirse, dava konusu olayın gelişim biçimi, davacının geceleyin araba camı kırarak zarar verme suçundan yargılanmış olması ve yukarıdaki ilkelere göre mahkemece hükmolunan manevi tazminat miktarı fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminat takdiri için kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davalıların diğer temyiz itirazlarının (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 8.4.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy