(7201 S. K. m. 21)
Dava: Davacı Halil Ş. vekili Avukat Haluk Özdemir tarafından, davalılar Murat K. ve diğerleri aleyhine 12.12.1997 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası nedeni ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28.6.2001 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Murat K. vekili ve Ali T. T. vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dava dilekçesinde, davalılardan Ali Taner T.'ın "İ... Sitesi 13/B blok" adresinde ikamet ettiği belirtilmiştir. Bu adrese gönderilen dava dilekçesi, adı geçenin bu adresten taşındığı belirtilerek başka semtteki değişik bir adreste Tebligat Yasası'nın 21. maddesi uyarınca tebliğ edilmiştir. Yargılama sürecinde ise yenileme dilekçesi ve gerekçeli karar ilk adrese tebliğe gönderilmiş ve böyle bir adres bulunmadığı, muhtarlık kayıtlarında adı geçen davalı adına da rastlanmadığı nedenleriyle tebligat yapılamadığı anlaşılmaktadır. Yine ilk adresten yapılan mali durum incelemesi ise adresin yetersiz olması nedeniyle olumsuz sonuçlanmıştır. Tebligat memurunun belirttiği ikince adreste adı geçene bizzat tebligat yapılmadığı, hem dava dilekçesinin hem de yenileme dilekçesinin ikinci adreste ve Tebligat Yasası'nın 21. maddesi uyarınca tebliğ olunduğu, bu davalının oturumlara katılmadığı ve cevap da vermediği görülmektedir. Temyiz dilekçesine ekli bulunan vekaletnamede ise davalının adresinin "İ... Sitesi B blok, daire 13 olarak belirtilmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Yukarıda belirtilen hususlar hep birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde, davalı Ali Taner T.'ın adresinin dava dilekçesinde yetersiz yazıldığı, adres yetersizliği nedeniyle tebligat ve mali durum incelemesi yapılamadığı, tebligat memurunun soyut beyanı dışında bu davalının ikinci adreste oturduğunu gösterir bilgi ve belge bulunmadığı gözetilerek, adı geçen davalıya usulüne uygun şekilde dava dilekçesinin tebliğ edilmediği ve bu suretle savunma hakkının kısıtlandığı kanaatine varıldığından yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda açıklanan nedenle davalılardan Ali Taner T. yararına BOZULMASINA, adı geçenin öteki temyiz itirazları ile davalı Murat K.'nun temyiz itirazlarının bozma biçimi gözetilerek şimdiden incelenmesine yer olmadığına ve temyiz eden davalı Ali T. T.'den peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 8.4.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy