(818 S. K. m. 42, 44, 50, 51, 141, 142, 143, 144, 145, 146, 147, 179, 302, 534) (743 S. K. m. 4, 412, 582) (765 S. K. m. 65, 464, 467) (6762 S. K. m. 178, 256, 336) (506 S. K. m. 26) (5680 S. K. m. 17) (634 S. K. m. 18) (2918 S. K. m. 88, 89)
Dava: Davacı Gülüş Aslan (kendisine asaleten Ömer, Fatih ve Mustafa'ya velayeten) vekili Avukat M. Adil Bilgin tarafından, davalı A. Turan Kılıç ve arkadaşları aleyhine 13.7.1999 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 4.5.2000 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı Yasemin Kılıç'ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Yasemin Kılıç'ın diğer temyiz itirazlarına gelince; Davalı Yasemin Kılıç köyde yaşayan ve çalışmayan bir ev kızı olup evde yalnız olduğu bir sırada davacıların desteği tarafından zorla ırzına geçilerek bekareti bozulmuş, köyde dedikodu olmaması için olayı kimseye anlatamayan davalı bir süre sonra durumu annesine, annesi de diğer davalılar baba ve kardeşlerine anlatmıştır. Irza geçme olayından sonra Yasemin Kılıç'ın. ev telefonunun davacıların desteği tarafından başka kişilere verilmesi nedeniyle uygunsuz tekliflerle eve telefon edilmeye başlanmıştır. Olayların olumsuz etkisi ile Yasemin Kılıç 20.2.1998 tarihinde intihara kalkışmış, ancak kaldırıldığı hastahanede kurtarılmıştır. Aradan kısa süre geçtikten sonra 28.12.1998 gecesi saat 23.30-24.00 sıralan içkili olarak evin kapısına gelen destek ile Yasemin Kılıç dışındaki davalılar kavga etmeye başlamışlar. Yasemin Kılıç'da yaşadığı tüm olayların etkisi ve psikolojik baskısı sonucu abisinin bıçağı ile davacıların desteğini öldürmüştür. Davacıların açtığı temyize konu bu davada desteğin ölümü nedeniyle hak kazanılan tazminat miktarlarının belirlenmesi için bilirkişi görüşüne başvurulmuş ve bilirkişice ceza mahkemesinde ağır tahrikin varlığı kabul edildiğinden hesaplanan tazminat miktarlarından indirim yapılmış ise de belirlenen ve hükmedilen miktarlar gözetildiğinde davalının yaşı, işinin ve başkaca gelir ve mal varlığının olmayışı gözetildiğinde hükmedilen tazminat miktarını ödemede güçlük çekebileceği gibi, zarurete (müzayakaya) düşebileceği anlaşılmıştır. Borçlar Kanununun 44/2 maddesindeki düzenlemeye göre eğer zararın tazmini borçluyu zarurete düşürüyorsa hakim olayın özelliği ve davalının koşullarını göz önüne alarak hakkaniyete göre zarar ve ziyanı tenkis edebilir. Olayın özelliği ve davalı Yasemin Kılıç'ın sosyo-ekonomik durumu gözetildiğinde hükmedilen tazminattan desteğin kusuru dışında da indirim yapılması gerekirken anılan yönün gözetilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
3- Davalılar Ertuğrul Kılıç, İbrahim Kılıç ve Turan Kılıç'ın temyizine gelince;
Uyuşmazlık müteselsilen (zincirleme olarak) sorumlulukla ilgilidir. Bu kurum, BK. nun 141-147. maddelerinde düzenlenmiştir. Yasalarda terim olarak teselsül yada müteselsil sorumluluk biçiminde yer alan sözcükler, "tam teselsül" anlamındadır. Anılan yolla borçlu olanlar, zararın tamamından sorumludur. Zarar gören (alacaklı) dilediği borçluya başvurabilme hakkına sahiptir. Hukukumuzda bu tür sorumluluk, BK. nun 50, 51, 179, 302, 534; TTK. nun 178, 256, 336, 485/2; MK. nun 412/2, 582; 506 sayılı Yasanın 26; Basın Kanununun 17; Kat Mülkiyeti Kanununun 18 ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 88 ve 89. maddelerinde olduğu gibi tek tek belirlenmiştir.
Ceza Mahkemesinin kesinleşen hükmüne göre davalı Ertuğrul Kılıç, İbrahim Kılıç ve Turan Kılıç TCK. nun 464. maddesiyle hükümlendirilmiş olmasına rağmen mahkemece onun açısından müteselsil sorumluluğun varlığı kabul edilip bu esasa göre ödetme kararı verilmiştir.
Oysa, yasa hükmü kavgada el uzatılmasını, öldürme ve yaralama eylemine iştirak veya TCK. 65. maddesi anlamında müzaheret olarak benimsememiştir. Bu bakımdan kavgaya el uzatanı ölümden veya yaralamadan doğan zarardan teselsül kuralları uyarınca BK. nun 50 ve 51. maddelerindeki esaslara göre müteselsilen sorumlu tutmaya olanak yoktur. Ancak TCK. nun 464/1. maddesi gereğince cezalandırılan, kendi eyleminden dolayı TCK. nun 467. maddesi gereğince sorumlu tutulabilir. Anılan yön gözetilmeksizin, adı geçenin müteselsilen sorumlu tutulmuş olması bozmayı gerektirir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davalı Yasemin Kılıç (3) sayılı bentte açıklanan nedenlerle Ertuğrul Kılıç, İbrahim Kılıç ve Turan Kılıç yararına BOZULMASINA, Yasemin Kılıç'ın öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 12.4.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy