(818 S. K. m. 18, 511)
Dava: Davacı M. Öztürk ve F. Mutlu vekili Avukat D. Mehmet Yalçın tarafından, davalı G. Öztürk aleyhine 15.1.1999 gününde verilen dilekçe ile ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptalinin istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine dair verilen 29.6.2000 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davacılar M. Öztürk ve F. Mutlu vekili Avukat D. M. Yalçın tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 3.4.2001 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat D. M. Yalçın geldi, karşı taraftan davalı ve vekili gelmedi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, muvazaa nedeniyle ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece istem reddedilmiş, karar davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, miras bırakanlarının kendilerini mirastan yoksun bırakmak için ve danışıklı olarak bütün malvarlığını davalıya ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile temlikini vaat ettiğini iddia edip sözleşmenin iptalini istemişlerdir.
Davalı cevabında miras bırakana uzun süreli baktığım, yüksek bir bedel ödense bile bu hizmeti yerine getirecek kimse bulunamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, sözleşmenin yasal koşullara uygun olduğu ve davalının miras bırakana on yıl baktığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacıların annesi olan miras bırakanları ile miras bırakanın gelini olan davalı arasında 3.5.1995 tarihinde ölünceye kadar bakma sözleşmesi yapılmıştır. Sözleşme ile davacıların miras bırakanı eşinden ve babasından intikal eden ve edecek olan gayrimenkullerdeki hisselerinin tamamını davalıya temlikini vaat etmiştir. Buna karşın davalı da ölünceye kadar bakıp gözetme edimini yüklenmiştir.
Dinlenen davalı tanıklarının 10 yıldan bu yana davalının miras bırakan B. Öztürk'e baktığını, miras bırakanın yılın büyük kısmını davalı yanında geçirdiğini belirtmiş bulunmalarına rağmen, miras bırakanın köyde tek başına yaşaması oğlu B. Öztürk'ün evinde ölmesi bu durumu doğrulamamaktadır.
Sözleşme 3.5.1995 de yapılmış, miras bırakan 1997'de ölmüştür. Bir kimsenin pek çok mirasçısı olmasına rağmen bütün malvarlığını davalıya ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile vermeyi vaat etmesi olağan yaşam kurallarına uygun düşmediği gibi, dosyadaki kanıtlara göre, bakım borçlusu davalının bu edimini yerine getirdiği de kanıtlanmamıştır.
Bu bağlamda geçerli bir sözleşmeden söz edilemez. Davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve temyiz eden davacılar yararına takdir edilen 65.000.000 lira duruşma avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 03.04.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy