(2004 S. K. m. 5, 89, 264)
Dava: Davacı G... Besicilik Akaryakıt Madencilik İnş. Gıda San. Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat ... tarafından, davalı Adalet Bakanlığı aleyhine 20.7.2000 gününde verilen dilekçe ile İcra ve İflas Kanunu'nun 5. maddesinden kaynaklanan tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 19.12.2000 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... Bakanlığı vekili ve ihbar olunan Muzaffer ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Dava, İcra İflas Kanunu'nun 5. maddesinden kaynaklanan icra memurunun kusuru nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, istem kabul edilmiş; karar, davalı ... Bakanlığı ve ihbar edilen Muzaffer Açar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, üçüncü kişi Mehmet ... tarafından alınan ihtiyati haciz kararı üzerine asıl takibe geçilmeden ve kendisine itiraz hakkı tanınmadan başka bir şirketteki alacağının icra memurunun kusurlu davranışı ile Mehmet ...e ödendiğini ve bu nedenle zarara uğradığını iddia ederek tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalı cevabında, davacının borçlu bulunmadığını ve zarara uğradığını ispat etmeden Adalet Bakanlığı aleyhine dava açmasının yersiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, İcra İflas Kanunu'nun 264. maddesine aykırı şekilde 7 gün içinde asıl takibe geçilmeden aynı yasanın 89/2. maddesi uyarınca haciz ihbarnamesi gönderilmeden icra dosyasına getirtilen ve üzerindeki ihtiyati haciz kararı da kalkmış paranın alacaklı görünen kişiye ödenmesinde icra memurunun kusurlu olduğu, davalının da İcra İflas Yasası'nın 5. maddesi uyarınca rücu hakkı olmak üzere sorumlu olduğu gerekçesiyle istem kabul edilmiştir.
Dosya kapsamına göre, davacının borçlu olduğunu gösteren kambiyo senedine göre ihtiyati haciz kararı istenmiş ve davacının malvarlığı üzerinde ihtiyati haciz kararı verilmiştir. İhtiyati haciz kararından sonra asıl takip yapılması ve takibin kesinleşmesi gerekirken, bu usule uyulmadan davacının alacağı üzerinden ihtiyati haciz kararı alana ödeme yapıldığı tartışmasızdır. Takip hukuku kurallarına göre bir usulsüzlük yapıldığı sabitse de, davacının talebi konusunda bir karar verilmesi için davacının zarar görmesi ve borçlu olmadığının belirlenmesi gerekir. Bu bağlamda, mahkemece tarafların özellikle davacının kanıtları toplanarak varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
Anılan yön üzerinde durulmadan yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, 14.06.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy