(743 S. K. m. 24/A)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 21.4.1999 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem sonucu kişilik haklarına saldırıdan dolayı manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece istemin reddine dair verilen 22.11.2000 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 3.7.2001 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili geldi, karşı taraftan davalı vekili gelmedi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Dava, haksız eylem sonucu uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Davacı, davalının temyiz dilekçesinde yazdığı sözlerle kişilik haklarına saldırıda bulunduğunu belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalı ise, davacının müvekkilini dolandırdığını, dilekçede yer alan ifadeleri savunma sınırları içinde, savunma amacıyla ileri sürdüğünü ve hakaret kastı bulunmadığını belirterek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Yerel mahkemece istem reddedilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine göre, üçüncü kişinin vekili olan davalının, müvekkili ile davacı arasında İcra Tetkik Mercii Hakimliğinde görülen bir davada, mahkemeye verdiği temyiz dilekçesinde davacı için, dolandırıcı, hilekar, bu işlerde profesyonel anlamına gelen nitelendirmelerde bulunmuştur. Böyle bir nitelendirmenin hak arama özgürlüğü kapsamında ve savunma sınırları içinde kaldığı düşünülemez. Yerel mahkemece, davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu benimsenerek, davacı yararına manevi tazminat takdir edilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve temyiz eden davacı yararına takdir edilen 97.500.000 lira duruşma avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 03.07.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy