(818 S. K. m. 60) (2918 S. K. m. 109)
Dava: Davacı ... Bakanlığı vekili tarafından, davalı Abdullah aleyhine 25.6.1999 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası sonucu yaralanan polis memuruna ödenen tazminatın rücuan alınmasının istenmesi, karşı davacı tarafından açılan 17.6.1999 günlü davada ise araç hasarının istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece asıl davanın reddine, karşılık davanın kısmen kabulüne dair verilen 12.12.2000 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davacı-karşılık davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 10.7.2001 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı-karşı davalı vekili geldi, karşı taraftan davalı ve karşı davacı adına kimse gelmedi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 10.07.2001 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY AÇIKLAMASI
Asıl dava, davalı Abdullah yönetimindeki araçla seyrederken dava dışı polis memuru Hamdi yönetimindeki motorsiklete çarpması sonucu 15 gün iş ve gücünden kalacak şekilde yaralanan polis memuruna ödenen nakdi tazminat aylık bağlanması karşılığı 1.421.435.500 liranın davalıdan tahsili istemine, karşılık dava ise bu çarpışma nedeniyle karşı davacı Abdullah ait araçta meydana gelen hasardan ötürü 500 milyon hasar bedelinin karşı davalı ... Bakanlığından tahsili istemine ilişkindir.
Yerel mahkemede yapılan yargılama sonunda; dava dışı motorsiklet sürücüsü polis memurunun olayda tam kusurlu olması nedeniyle asıl davanın reddine, karşılık davanın da kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davacı bakanlık vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yerel mahkeme kararı dairemiz kurulunun sayın çoğunluğu tarafından onanmıştır.
Karşılık davanın da zamanaşımı nedeniyle bozulması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun onama kararına katılamıyorum.
Olay 19.12.1996 günü meydana gelmiştir. Karşılık dava ise 15.7.1999 günü açılmıştır. Karşılık davalı İçişleri Bakanlığı vekili süresinde zamanaşımı defiinde bulunmuştur. Bakanlık vekilinin bu defi yerinde olup, bu durumda karşılık davanın da reddedilmesi gerekirdi.
Çünkü 2918 sayılı yasanın 109/1 uyarınca motorlu araç kazalarında doğan maddi zararların tazminine ilişkin davaların iki yıl içinde açılması gerekir. BK.nun 60/2. maddesinde öngörülen uzamış (ceza) zamanaşımının, maddi zarar kalemlerine uygulanması olası değildir. Gerek 2918 sayılı yasanın 109/2 maddesi ve gerek BK.nun 60/2 maddesinde öngörülen uzamış zamanaşımı ancak ölüm veya yaralanma nedeniyle zarar görenleri korumak üzere düzenlenmiştir. Yasal düzenleme bu doğrultuda olduğuna göre, maddi zararlarla ilgili talepleri de bu kapsama almak, doğru değildir. Kapsamın bu şekilde genişletilmesi yasa yapıcının amacına uygun düşmemektedir.
Açıklanan nedenlerden ötürü karşılık davanın da zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle bozulması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bu hususa ilişen onama kararına katılamıyorum. 10.07.2001 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy