(818 S. K. m. 47)
Davacılar N. Karalı ve arkadaşları vekili Avukat O. Özdoğan tarafından, davalılar S. Çakar ve N. Tutepe aleyhine 15.1.1999 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası sonucu desteğin ölümünden dolayı tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece istemin kısmen kabulüne dair verilen 21.12.2000 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak İncelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 18.9.2001 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine taraflardan kimsenin gelmediği görüldü, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davacılar, davalılara ait aracın çarpması sonucu desteğin öldüğünü belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuşlardır. Davalılar, meydana gelen olayda kusurları bulunmadığını belirterek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiştir. Karar davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Davaya konu edilen olayda trafik kazasında ölenlerin davacılarla olan yakınlık derecesi, davalıların olaydaki kusur oranları ve yukarıda belirtilen ilkeler gözetildiğinde hüküm altına alınan manevi tazminat miktarları azdır. Daha üst düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 18.9.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy