(1086 S. K. m. 73) (506 S. K. m. 26) (YHGK. 03.12.2008 T. 2008/4-710 E. 2008/721 K.)
Dava: Davacı Milli Eğitim Bakanlığı vekili tarafından, davalı Nusret ve arkadaşları aleyhine 25.9.1998 tarihinde verilen dilekçe ile rücuan tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın davalılardan Nusret yönünden kabulüne, sair davalılar yönünden reddine dair verilen 12.10.2000 tarihli kararın Yargıtay'ca tetkiki davacı vekili ve davalılardan Nusret vasisi tarafından süresi içerisinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Dava, haksız eylemden doğan rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davalılardan Nusret yönünden dava kabul edilirken sair davalılar yönünden reddedilmiştir. Karar davacı ve davalılardan Nusret vasisi tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davalılardan Nusret nun temyizine gelince; davanın taraflarının dava ehliyetine sahip olmaları gerekir. Dava ehliyeti dava şartlarından olduğu için mahkemece resen gözetilmelidir. Davalı Nusret, bu dava açılmadan önce 12.1.1997 gününde hacir altına alınarak kendisine vasi atanmıştır. Bu gibi şahıslar aleyhine açılan davaların kanuni temsilcileri tarafından takip edilmesi gerekir.
Ne var ki eldeki davada, dava vesayeten açılmamış, yargılamanın bütün aşamalarında Nusret muhatap alınmıştır. Mahkemece, bu davalı yönünden usulüne uygun taraf teşkilinin yapılarak yargılamanın yürütülmemiş olması sebebiyle kararın bozulması gerekmiştir.
2- Davacının temyiz itirazlarına gelince; davalı Nusret öğretmen olarak görev yaptığı okulda üç öğretmeni tabanca ile vurarak öldürmüştür. Ölen kişilerin idare aleyhine açtıkları tazminat davası sonucu ödemede bulunan davacı idare, bu miktarın olayda sorumlulukları olan davalılardan rücuan tahsilini istemektedir.
Davalılardan Fikret olayın meydana geldiği okulun müdürü, Ahmet ise İl Milli Eğitim Müdürüdür. Davalı Nusret rahatsızlığını belirterek okuldan hastahaneye sevk işlemini yapmış, hastahanenin psikiyatri kliniğinde bir süre tedavi gördükten sonra 5.11.1993 gününde kendisine (60) günlük bir rapor verilerek taburcu edilmiştir. Davalı Nusret, rapor gereği, 5.11.1993-5.1.1994 tarihleri arasında okula gelmeyerek izinli sayılmıştır. Anılan raporun sonuç kısmında sonunda muayene kaydıyla izin verildiği yazılıdır. Buna rağmen davalı Nusret rapor süresi bitiminde hemen 5.1.1994 gününde göreve başlatılmış ve bir süre sonrada olay meydana gelmiştir.
Raporda davalı Nusret psikolojik tedavi gördüğü, iyileşmesi için ve istirahat dönemi sonunda tekrar muayene edilmesi şartı ile (60) gün istirahat verildiği yazılıdır. Basiretli bir yöneticinin psikolojik bir rahatsızlığı olan kişinin gerek öğrenciler, gerekse okuldaki sair görevliler yönünden tehlike oluşturabileceğini, tamamen iyileştiği anlaşılmadan göreve başlatılmamasını bilmesi ve buna göre davranması gerekir. Davalı yöneticiler raporda yazıldığı durumda Nusret'in gerekli kontrollerini yaptırmadan ve iyileştiğinden emin olmadan göreve başlatmakla kusurludurlar. Bu sebeple idarenin, davalıların kusurlu davranışlarının sonucu olarak ödediği miktardan sorumlu tutulmaları gerekirken yazılı gerekçe ile bu davalılar yönünden davanın reddedilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın 1 s. bentte gösterilen sebeple davalı Nusret yararına, 2 s. bentte gösterilen sebeple davacı yararına BOZULMASINA ve temyiz eden davalı Nusret peşin alınan harcın istem halinde geri verilmesine 17.09.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy