(818 S. K. m.47, 49)
Dava: Davacı E. ve E. vekili Avukat H. Y. tarafından, davalı A. aleyhine 25/11/1998 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası nedeni ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/11/2000 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili Avukat G. G. tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya ugun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Öteki temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazası nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Olay sonucunda 6 yaşında bulunan E.'nun yaralanması nedeniyle babası E. 100 milyon lira manevi tazminat istemiş olup, mahkemece adı geçen davacı yararına 60 milyon lira manevi tazminat takdir olunmuştur. 0
BK.'nun 47. maddesinde düzenlenen hukuki esaslara göre manevi tazminatı ancak cismani zarara uğrayan kimse isteyebilir. Yansıma suretiyle bir zarardan söz edilerek başkaları yararına anılan maddeye dayanılmak suretiyle manevi tazminata hükmedilemez. Cismani zarar kavramı içinde ruhsal bütünlük de yer aldığından BK.'nun 49. maddesi uyarınca olay nedeniyle ruhsal sağlığın bozulduğu ileri sürülerek tazminat istenebilir. Bu durumda manevi tazminata hükmedilebilmesi için çocuğun yaralanma derecesi (hayati tehlike geçirip geçirmediği, ameliyat olup olmadığı, sakat kalıp kalmadığı gibi tıbbi hususlar), bu yaralanma nedeniyle ebeveynin üzülme derecesi (şok geçirip geçirmediği, ruhsal tedavi görüp görmediği, insan yaşamının doğası) ve BK.'nun 49. maddesinde öngörülen koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği hususları önem taşımaktadır. Somut olayda küçük E.'nun ayağının üzerinden araç lastiği geçtiği, cilt ve cilt altında doku yarası bulunduğu, kırık bulunmadığı, 15 gün iş ve güçten kalacak şekilde yaralandığı ceza dosyası içeriğinden anlaşılmaktadır. Dosyadaki bilgi, belge ve açıklamalar ile yukarıda açıklanan ölçütler ve özellikle küçüğün yaralanma derecesi ele alınıp değerlendirildiğinde davacı babanın manevi tazminat isteminin BK.'nun 49. maddesindeki koşullara uygun olmadığı kanaatine varılmıştır. Şu durum karşısında davacı E.'ın manevi tazminat isteminin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Kabul şekli yönünden ise, davacı E' ın kamu davasına müdahale etmesine ilişkin 28.10.1997 tarihli müdahale dilekçesinde olay nedeniyle 50 milyon lira manevi tazminat istemiş bulunmasına, manevi zararın bu miktarla sınırlanmış olmasına karşın mahkemece anılan miktardan fazla manevi tazminata hükmedilmesi de manevi tazminatın tekliği ve bölünmezliği ilkesine aykırı olup benimseme şekli yönünden ayrıca bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 17/9/2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy