(818 S. K. m. 41, 49)
Dava: Davacı M.E. Halıcı vekili Avukat A. Fidanoğlu tarafından, davalı H.S. Dalkıran aleyhine 19.2.1999 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın ve karşı davanın reddine dair verilen 5.12.2000 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi karşı davacı vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davacı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 2.10.2001 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı ve karşı davacı asıl H.S. Dalkıran geldi, karşı taraftan davacı ve karşı davalı adına kimse gelmedi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle
Sonuç: Usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının 3.240.000 lirasının davacı ve karşı davalıya, 3.240.000 lirasının da davalı ve karşı davacıya yükletilmesine ve peşin alınan harçların bunlardan mahsubuna 9.10.2001 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Davacı, davalı tarafından yazılan yazıların yayınlandığı gazetelerin tarihlerimde vererek bu yazılarda, ayrıca davalıca Gençlik Spor Genel Müdürlüğü'ne verilen 26.5.1998 tarihli dilekçe ile Cumhuriyet Savcılığı'na verilen 26.6.1998 tarihli dilekçelerde kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu bildirmiştir.
Mahkemece sözü geçen gazetelerdeki yazılar inceleme konusu yapılarak yazılanların, haber konusu yapıldığı, eleştiri sınırlarında kaldığı, kişilik haklarına saldırı bulunmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Belli bir konuyu değişik tarihlerdeki yazılarla işleyen davalının Satranç Federasyonu başkanı olduğu anlaşılan davacıyı, federasyonun başkanı olarak aldığı karardan dolayı eleştirmek istediği anlaşılmakta ise de yazıların bu sınırlar içinde kaldığını kabul etmek mümkün değildir, ".....görevini kötüye kullanan E. Halıcı
...", "...... E. Halıcı'nın akıl almaz davranışı....." ve benzeri her yazıda bulunan benzer sözlerin ve ifade biçiminin kişilik haklarına saldırı olmadığını kabul etmek mümkün değildir.
Kaldı ki, davacı dava dilekçesinde Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü'ne ve Cumhuriyet Savcılığına verilen iki dilekçeden de söz ettiği halde bu iki dilekçe hiç getirtilmemiş ve değerlendirilmemiştir.
Yukarıda tespit edilen nedenlerle davacının davasının reddedilmiş olmasını doğru bulmadığımdan onama kararının bu bölümüne katılamıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy