(818 S. K. m. 49)
Davacı İ. Celal A.ve arkadaşları vekili Avukat O. Asım Livanelioğlu tarafından, davalı Fatih A. aleyhine 4.7.2000 gününde verilen dilekçe ile yayın yolu ile kişilik haklarına saldın nedeniyle toplam 134.000.000.000 lira manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulü ile toplam 3.3.500.000.000 lira manevi tazminatın tahsiline dair verilen 21.2.2001 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalının hazırladığı ve 20.4.2000 ile 22.4.2000 tarihli Hürriyet Gazetesinde yayınlanan köşe yazılarında, bir somut olayla bağlantı kurulmak suretiyle İngiltere Büyükelçisinin bu olayla ilgili tavır ve beyanları eleştiri konusu yapılmıştır. Değişik ülkelerde dışişleri görevlisi olan davacılar bu yayınlarda tüm dışişleri görevlilerini hedef alan aşağılayıcı söz ve nitelemeler bulunduğunu, bu yüzden kişilik haklarına zarar verildiği gerekçesiyle manevi tazminat istemişlerdir. Dava konusu yazılar bir bütün olarak incelendiğinde, özellikle İngiltere Büyükelçisinin hedef alındığı bu arada onun gibi davranan başka dışişleri görevlilerinin de bulunduğunun ifade edildiği görülmektedir. Böylece tüm dışişleri görevlilerinin amaçlanmadığı, varılan bu sonucun dava konusu yazıların çeşitli yerlerinde en azından bir bölümü kimi gibi ifadelerle açıklandığı ve hatta bir kısmı içinde şerefli temsilcilerin olduğu varlıklarını bilmekten mutlu olduğum şeklinde ayıran ve bazılarını da öven ifadeler kullanıldığı anlaşılmaktadır. Şu durum karşısında davacıların da dahil olduğu tüm dışişleri mensuplarının amaçlandığı kabul edilemez. Belirli bir grup içinde yer alan bazı kişilere söylenen sözlerin o grup içinde yer alanların tamamını kapsayacağı düşünülemez. Bu nedenlerle dava konusu her iki yazının davacıları da hedef aldığı sonucuna varılamadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulmuş olması bozmayı gerektirmiştir.
Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 12.07.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy