(1086 S. K. m. 74)
Dava: Davacı Hüseyin Sürücü vekili Avukat Hulki Şener tarafından, davalılar Haydar Yıldırım ve diğerleri aleyhine 5.1.2000 gününde verilen dilekçe ile davacının kiraladığı arazilere davalıların hayvanları otlatmak suretiyle vermiş oldukları zararın tazmininin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.1.2001 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Davacı vekili; müvekkilinin kendisine ait hayvanları otlatmak amacıyla Çayırlı İlçesi Karataş Köyü Altınkadırıf, Nalbantlar, Köyönü, Köyiçi, Kavaklık ve Karataş mevkilerindeki arazileri dava dışı üçüncü kişilerden kiraladığını, davalıların hiçbir hakkı olmadığı halde kendi hayvanlarını bu arazilere sokarak davacıyı zarara uğrattıklarından bahisle 1.460.000.000 lira tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş, davalılar davayı kabul etmediklerini bildirmişler, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili daha önce yaptırdığı delil tespitine ilişkin dosyalara dayanarak toplam 1.460.000.000 lira tazminat talebinde bulunmuştur. HUMK' nun 74. maddesi gereğince hakim tarafların iddia ve savunmaları ile bağlı olup talepten fazlasına hükmedemez. Oysa mahkemece olaydan yaklaşık bir yıl sonra mahallinde keşif yapılmış, düzenlenen 20.6.2000 tarihli bilirkişi raporunda davacının toplam zararı 1.702.819.999 lira olarak belirlenmiş ve mahkemece bu rapor hükme esas alınmak suretiyle taleple bağlı kalınarak davacının talebinin tümüne hükmedilmiş ise de; davacı vekili delil tespit dosyalarına dayanarak dava açtığına göre yukarıda açıklanan HUMK'nun 74. maddesi hükmü gereğince toplam zarar yönünden olduğu gibi, dava konusu edilen parseller içinde tespit dosyalarında ayrı ayrı belirlenen zarar miktarları da aşılamaz. Oysa dava açılırken zarara esas alınan 99/6 ve 99/21 değişik iş sayılı dosyalarda tespit yapılıp zarar belirlenen taşınmazların keşiften sonra düzenlenen ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda değerlendirme dışı bırakıldığı gibi, bazı tespit dosyalarında belirlenen zarar miktarlarının da aşılarak hesaplama yapıldığı gözönüne alındığında mahkeme kararının yukarıda yazılı yasal düzenlemeye uygun olmadığı anlaşılmaktadır.
Ayrıca 643 numaralı parselin köye ait mer'a olduğunun belirlenmiş bulunmasına, meraların özel mülkiyete konu olamayacağına ve davacının Tarım İl Müdürlüğünden gelen yazı doğrultusunda İl Mer'a Komisyonundan kiraladığına dair bir iddiasının bulunmamasına göre bu parselinde davacının kiraladığı diğer taşınmazlar gibi özel mülkiyet alanında düşünülerek zarar hesabı yapıldığı gözönünde bulundurulmadan hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 24.09.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy