(818 S. K. m. 360)
Davacı B. Aydemir vekili Avukat E. Duman tarafından, davalı Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. Genel Müdürlüğü aleyhine 3.7.2000 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.11.2000 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili Avukat C. Çarpan tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, tazminat istemine ilişkindir. Davacı, davalının dinamit patlatması ve büyük kaya kütlelerini taşınmazına yığması nedeniyle taşınmazın kullanılmaz hale geldiğini belirterek tazminat istemiştir. Davalı savunmasında, taşocağının işletilmesini ihaleyle alan müteahhit şirketin faaliyeti sonucunda zarar oluştuğu nedeniyle husumet itirazında bulunmuştur. Yerel mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup, kararı davalı temyiz etmektedir.
Davacı, davadan evvel davalı ve müteahhidi aleyhine delil tespitini istemiş ve zarar veren taşları müteahhidin davalı için çıkardığını bildirmiştir. Dava ise, delil tespitine dayanılarak açılmış, ancak müteahhit firmaya husumet yöneltilmemiştir. Davalı, husumet itirazında bulunarak müteahhidi ile arasındaki sözleşmeyi ibraz etmiştir. Sözleşme incelendiğinde "kireçtaşı üretim, nakliye ve istif" sözleşmesi olduğu, müteahhidin patlayıcıları temin etmek, taşocağını işletmek, malzemeleri fabrikaya teslim ve istif etmekle yükümlülük altına girdiği, sözleşmenin 10, 11 ve 22. maddelerinde patlayıcı kullanımından, kazalardan, işçi ve makinelerin 3. kişilere verdiği zararlardan müteahhidin sorumlu olacağının belirtildiği anlaşılmaktadır. Gerek belirtilen hususlar ve gerekse sözleşmenin bütünü incelenip değerlendirildiğinde davalı ile müteahhit arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olduğu kabul edilmelidir. Aralarındaki hukuki ilişkinin hizmet (iş görme) sözleşmesi niteliğinde bulunmaması nedeniyle ve eser sözleşmesinde müteahhidin haksız eylemi nedeniyle iş sahibinin sorumluluğu söz konusu olamayacağından husumet itirazının kabulüne karar verilmesi gerekirken yerel mahkemece davalının sorumluluğuna karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki yönlerin şimdiden incelemesine yer olmadığına ve peşin alınan istek halinde geri verilmesine 1.10.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy