(743 S. K. m. 650) (3402 S. K. m. 12)
Davacı Oso K. ve Ahmet K. vekili Avukat A. Yılmaz tarafından, davalılar Maliye Hazinesi ve Gümüşgün Köyü Muhtarlığı aleyhine 6.9.1998 gününde verilen dilekçe ve 23.6.1999 günlü ıslah dilekçesi ile ağaç zilyetliğinin tespitinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacı Oso K.ın davasının feragat nedeniyle reddine, diğer davacının davasının kabulüne dair verilen 12.10.1999 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Maliye Hazinesi vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, taşınmaz üzerindeki muhtesatın tespitine ilişkindir.
Davacılar kendilerine ait taşınmazlara komşu taşınmazlar üzerinde bulunan ağaçların zilyedinin tespitini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Yasalarda genel anlamda tespit davalarının varlığını düzenleyen kurallar bulunmamakla birlikte, tespit davalarının da dinlenebileceği uygulamada ve yerleşmiş yargı kararlarında kabul edilmiş bulunmaktadır. Tespit davası bir hukuki ilişkinin tespitine yöneliktir. Hukuki ilişkiden amaç, bir kişi ile diğer bir kişi veya eşya arasında somut bir olaydan kaynaklanan ilişkidir. Her türlü ilişki tespit davasının konusu olabilir. Ancak maddi olayların soyut ilişkileri tespit davasının konusu olamazlar. Tespit davası bir hukuki ilişkinin saptanmasına yönelik olmakla birlikte, diğer davalarda olduğu gibi tespit davasında da hukuki yarar bulunması zorunludur. Tespit davasının dinlenebilmesi için davacının hakkı veya hukuki durumu bir tehlike ile karşı karşıya bulunması tehdit nedeniyle hakkının sağlanmasında duraksama meydana gelmesi veya tespit isteyenin yararı zarar görecek nitelikte olması ve tespit talebiyle bu tehdit ortadan kaldırılabilmelidir.
Dosyadaki kanıtlara göre tespit isteminin nedeni (hukuki yarar) yeterince araştırılmamıştır. Davacılar hukuki yararını açıklamamıştır. Mahkeme gerekçesinden taşınmazın üzerindeki ağaçların kamulaştırma alanı içinde kalması nedeniyle bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Öncelikle davacıya hukuki yararı açıklattırılmalı, kamulaştırma nedenine dayanıyorsa ilgili kamulaştırma evrakı getirilerek, yerinde uygulanmak suretiyle ağaçların bulunduğu yerin kamulaştırma kapsamında kalıp kalmadığı ve böylece davacının tespit istemekte hukuki yararı bulunup bulunmadığı belirlenmelidir. Muhtesatın kamulaştırma alanı içindeki taşınmaz üzerinde bulunduğu anlaşılırsa, taşınmazın niteliğinin belirlenmesi gerekir. Davaya konu muhtesatın ve muhtesatın üzerinde bulunduğu taşınmazın kadastro sırasında tespitinin yapılıp yapılmadığı, özel mülkiyete konu olabilecek yerlerden olup olmadığı; bu bağlamda konuya ayrılan veya devletin hüküm ve tasarrufunda bulunan yer niteliğinde bulunup bulunmadığı üzerinde durulmalı, Kadastro Yasası 12/3 maddesindeki hak düşürücü sürenin geçip geçmediği de irdelenmelidir. Yerel mahkemece anılan yönler gözetilmeden, yetersiz inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya uygun olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; 01.10.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy