(1086 S. K. m. 9, 21) (818 S. K. m. 41)
Dava: Davacı H. vekili Avukat F. Y. tarafından, davalı O. R. Otomobil Fab. A.Ş. aleyhine 22.5.2000 gününde verilen dilekçe ile davalı şirketin imal ettiği ve sattığı ticari otomobili kullanan davacının araçta bulunan hava yastığının kusurlu imali nedeniyle yaralanmasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine dair verilen 27.9.2000 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtalr incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Dava, davalı şirketin imal ettiği ve sattığı otomobili kullanan davacının, Konya'da yaptığı kazada araçta bulunan hava yastığının kusurlu üretimi nedeniyle yaralanmasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davalı şirket merkezi İstanbul'da olduğundan İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu savunmuş, yerel mahkemece savunma doğrultusunda yetkisizlik kararı verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, zarar gören konumunda olup, bu zararın davalının ürettiği otomobildeki yapım hatasından kaynaklandığı iddia edilmiştir. İddia ve somut olayın oluş biçimi itibariyle konu, imalatçının sorumluluğunu çağrıştırmaktadır. İmalatçının sorumluluğundan doğan tazminat davaları da, haksız eylemden doğan davalardaki yönteme göre çözümlenmelidir. Bu nedenlerdir ki, haksız eyleme ilişkin hükümlerin bu davalarda da uygulanması gerekir. Haksız eyleme ilişkin davalarda davacı genel hükümlere göre davasını davalının ikametgahında açabileceği gibi HUMK.'nun 21. maddesi uyarınca haksız eylemin meydana geldiği yer mahkemesinde de açabilir. Başka bir ifade ile, bu konudaki seçimlik hak davacıya aittir. Davacı seçimlik hakkını kullanarak davayı haksız eylemin meydana geldiği yerde açtığına göre yetkili olan yer mahkemesinde açtığı kabul edilmelidir. Mahkemenin açıklanan bu olguları ve özellikle HUMK.'nun 21. maddesi hükmünü göz ardı etmek suretiyle davanın yetki yönünden reddine karar vermesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 2.10.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy