(818 S. K. m. 41, 43, 47, 49)
Dava: Davacı Şengül vekili vs. tarafından, davalı ... Konservecilik AŞ aleyhine 15.1.1996 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası nedeniyle 240.000.000 lira maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın husumetten reddine ilişkin kararın dairece bozulması üzerine bozmaya uyularak davanın 200.000.000 liralık kısmının kabulüne dair verilen 22.12.2000 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Diğer temyiz itirazlarına gelince; dava trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın ödettirilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar davalı şirkete ait aracın sebep olduğu olayda desteklerinin ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemişlerdir. Davacıların desteğinin Bağ-Kur sigortalısı olduğu ve davacılara gelir bağlandığı dosyada mevcut belgelerden anlaşılmaktadır. Ayrıca destekten yoksun kalma tazminatı hesabında bu gelirlerin düşülmediği; ancak, 10.7.1997 tarihli bilirkişi raporunda Bağ-Kur ödemesi yapılması ve davacının yeniden evlenmesi hususu açıklığa kavuşturulunca bu doğrultuda ek rapor sunulabileceği de belirtilmiştir. Buna rağmen desteğin ölümü nedeniyle davacılara Bağ-Kur'ca bağlanan gelirin peşin sermaye değeri düşülmeden destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
3- Diğer yandan sunulan nüfus kaydına göre davacılardan Oya un evli olduğu anlaşılmaktadır. Adı geçen davacı için altı yıl üzerinden destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmış ve mahkemece taleple bağlı olarak tazminata hükmedilmiş ise de; bu davacının evlenme tarihi belirlenmeden hüküm kurulması doğru değildir. Mahkemece anılan davacının evlilik tarihi saptanmalı, evlilik sonrası için destek tazminatı verilmemelidir. Bu husus yeterince açıklığa kavuşmadan, bir başka anlatımla ne kadar süre için destek tazminatı alabileceği belirlenmeden tazminata karar verilmesi başka bir bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda 2 ve 3 nolu bentlerde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının yukarıda 1 nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 24.05.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy