(2709 S. K. m. 129/5) (657 S. K. m. 13)
Davacı M. Işık vekili Avukat Y.Y. Aksoy tarafından, davalılar Ş. Kan ve arkadaşları aleyhine 8/8/2000 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem sonucu uğranılan zararın ödetilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; pasif husumet yokluğu nedeniyle istemin reddine dair verilen 15/12/2000 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dava, haksız eylem sonucu uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, davalıların anayasadan kaynaklanan idari görevlerini icra ederken zarar verdikleri iddia edildiği ve devlet memurlarının görevlerini yaparlarken üçüncü kişilere verdikleri zararlardan dolayı husumetin devlete yöneltilerek idari yargıda dava açılabileceği gerekçe gösterilerek dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Memurların ve diğer kamu görevlilerinin kişisel kusurlarına dayanılarak açılan davalar, Anayasanın 129/5 fıkrasının kapsamı içinde düşünülemez. Anılan maddede ve 657 sayılı Personel Yasasının 13. maddesinde, kamu görevlisinin, yasal çerçeve içinde kalmak koşulu ile yetkisini kullanma durumunda üçüncü kişilere verilen zararlardan öncelikle idare aleyhine dava açılabileceği öngörülmüştür. Somut olayda davacı, davalıların salt kişisel kusuruna dayanmıştır. Dava konusu edilen eylemden dolayı davacının uğradığı zararın davalıların kişisel kusuru sonucu gerçekleşip gerçekleşmediğini belirlemek ve varılacak sonuca göre karar vermek gerekirken dava dilekçesinin reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
2- Kabul biçimi bakımından da, davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar verildiği gözetilmeden, dava tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 8/3. maddesine uygun olmayacak biçimde davalılar yararına avukatlık parası takdir edilmiş olması doğru görülmediğinden karar bu nedenle de bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (1 ve 2) nolu bentlerde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 11.10.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy