(743 S. K. m. 650)
Dava: Davacı İsmail Ö. vekili Avukat N. Tursun tarafından, davalı Maliye Hazinesi aleyhine 1.11.999 gününde verilen dilekçe ile muhtesat mülkiyetinin tespitinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; muhtesatın davacı tarafından oluşturulduğunun tesbitine dair verilen 15.2.2001 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Maliye Hazinesi vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Dava, muhtesatın tespitine ilişkindir. Davacı, tarafların müşterek malik oldukları taşınmaz üzerinde bulunan, bina, hayvan damı, seralar, artezyen, gül ve meyve ağaçlarının mülkiyetinin kendisine ait olduğunun tespitini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı yanca temyiz edilmiştir.
Hukukumuzda genel anlamda tesbit davalarının varlığını düzenleyen yasa maddeleri mevcut olmamakla birlikte tesbit davalarının da dinlenebileceği uygulamada yerleşmiş yargı kararlarında kabul edilmiş bulunmaktadır. Tesbit davası, bir hukuki ilişkinin tesbitine yöneliktir. Hukuki ilişkiden amaç, bir kişi ile diğer bir kişi veya eşya arasında somut bir olaydan kaynaklanan hukuki ilişkidir. Tesbit davası, bir hukuki ilişkinin saptanmasına yönelik olmakla birlikte, talepte bulunanın bu isteminde hukuki yararı da olmalıdır. Ayrıca tesbit davası, eda davasının öncüsü niteliğinde olması nedeniyle hukuki ilişkinin belli edilmesi, hukuki ve bağlayıcı bir sonuç doğurması bakımında da açılabilir.
Diğer davalarda olduğu gibi tesbit davasında da hukuki yarar bulunması zorunludur. Tesbit davası açılmasında hukuki yarar ise; a)Davacının hakkı veya hukuki durumu bir tehlike ile karşı karşıya bulunmalı, b)Tehdit nedeniyle hakkının sağlanmasında duraksama meydana gelmeli veya tesbit isteyenin yararı zarar görecek nitelikte olmalı, c)Tesbit talebiyle bu tehdit ortadan kaldırılabilmelidir. Tesbit davasının açılabilmesi için diğer bir koşulda, henüz eda davasının açılabilme zamanı gelmemiş olmalıdır. Eğer o anda eda davası açılabilecekse tesbit davası açma olanağı kalmaz.
Dosyadaki delilleri ve davacının iddiasına göre tesbit talebinin nedeni (hukuki yarar) açıklanmamıştır. Bir davanın açılabilmesi ve bir talepte bulunulabilmesi için istek sahibinin hukuki yararının bulunması gerekir. Ayrıca yukarıda açıklandığı üzere eda davasının açılabileceği durumlarda tesbit davasının açılması uygun değildir.
Mahkemece yapılacak iş, davacıya tespit isteminin nedeni (hukuki yarar) açıklattırılarak yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda varılacak sonuca göre karar vermekten ibarettir. Bu yönün gözetilmemiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına 08.10.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy