(3030 S. K. m. 7)
Dava: Taraflar arasındaki AYKOME Yönetmeliğine aykırı konu nedeniyle kaçak kazı bedeli davasından dolayı yerel mahkemece verilen gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Dairemizin 26/10/2000 gün ve 2000/6125-2000/9243 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK.nun 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, davalı şirket tarafından yapılan yeşil alan hat çalışması sırasında, ruhsat alınmadan kazı, yapılması nedeniyle AYKOME Yönetmeliğinin 22/a maddesi uyarınca hesaplanan 5.486.364.000 liranın yasal faiziyle birlikte alınması istemine ilişkindir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraf vekillerinin temyizi üzerine karar, Dairemizce onanmış, davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Büyükşehir Belediyesinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkındaki 3030 sayılı Yasanın 6. maddesinde, Büyükşehir Belediyelerinin görevleri sayılmıştır. 7. maddesinde de alt yapı hizmetlerinin, Büyükşehir Belediyesi Başkanlığında hazırlanacak bir yönetmeliğe göre yürütüleceği hükme bağlanmıştır.
Bu hükme dayanılarak hazırlanan Büyükşehir Belediyesi Koordinasyon Merkezleri ve Fon Yönetmeliğinin 34. maddesine dayanılarak kabul edilen Ankara Büyükşehir Belediyesi Alt Yapı ve Koordinasyon Merkezi Kuruluş, Görev, Yetki, Çalışma ve Usulleri Yönetmeliğinin ( AYKOME yönetmeliği ) 22. maddesinin a bendinde, "Kamu Kurum ve Kuruluşları ile özel ve tüzel kişiler ruhsatsız kazı yapamazlar. Ruhsatsız kazı yapılması halinde zemin tahrip ücreti kazı sahibinden ana arterlerde 10 misli, sokaklarda 5 misli olmak üzere, ilgiliye tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde cezalı olarak tahsil edilir" hükmü yer almaktadır. Maddenin diğer bentlerinde de yapılan işin beş veya on katı ceza alınacağı, 28. maddede de, usulüne uygun yapılmayan inşaatlarda uyarıya uyulmadığında 22. maddede öngörülen "Müeyyidelerin" uygulanacağı belirtilmiştir. Böylece 22. maddenin tazmin esasına dayalı bir hüküm olmayıp, ceza hükmü olduğunun kabulü gerekmektedir.
Tazminat, verilen zararın karşılanmasını içerir. Mal varlığındaki azalmayı gidermeye yöneliktir. Oysa hükme dayanak yapılan 22. maddede; oluşan zararın aynen değil, maddede belirtilen oranlarda artırılarak alınması kabul edildiği için de bu madde de öngörülen yaptırım bir ceza niteliğindedir.
Öte yandan belediyelere ait vergi, resim, harç ve para cezaları 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun'un 1. maddesi uyarınca, bu yasanın 54 ve devamı maddelerinde açıklanan yönteme göre ödetilecektir. Bu nedenle, davacının 6183 sayılı Yasanın hükümlerine göre işlem yapması gerektiğinden, dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Yerel mahkemece bu yön gözetilmeksizin yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: HUMK.nun 440-442. maddeleri uyarınca davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemiz Kurulunun 26/10/2000 gün ve 2000/6125-9243 sayılı kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve karar düzeltme isteyen davacıdan önce alınan onama harcı ile peşin alınan ret karar harcının istek halinde geril verilmesine 6.2.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy