(818 S. K. m. 41, 49, 58)
Dava: Davacı Ö. Güngör vekili Avukat Z. Aşçıoğlu tarafından, davalı TEDAŞ Genel Müdürlüğü aleyhine 3.4.1998 gününde verilen dilekçe ile ve birleşen dava dilekçesiyle istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine dair verilen 11.4.2001 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 6.11.2001 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı adına Avukat Z. Aşçıoğlu ile, karşı taraf davalı adına Avukat C. İstanbullu geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Dava, tazminat istemine ilişkindir. Davacı, balkon demirinin montajı sırasında balkona yakın mesafede bulunan enerji nakil hattından demirin elektrik çekmesi sonucu elektrik çarpması nedeniyle sakatlandığını belirterek maddi ve manevi zararının giderilmesini istemiştir. Yerel Mahkemece, davacının olayda tam kusurlu olduğu gerekçe gösterilerek dava reddedilmiştir.
Enerji nakil hattının sahibi olan davalı, tehlike arzeden bu yapı eserinin fena yapılmasından, bakımı ve işletilmesindeki eksikliklerden BK.nun 58. maddesi uyarınca sorumludur. Bu sorumluluk, hukuki niteliği itibariyle kusura dayanmayan (objektif) bir sorumluluktur. Somut olayımızda davacının zararı tehlike arzeden enerji nakil hattından kaynaklandığına göre davalı kusursuz olarak sorumlu bulunmaktadır. Öte yandan davacı tanıkları Salih Topçu ve Adem Aydemir'in "olay sırasında enerji nakil hattının binaya 1-1.5 metre mesafede bulunduğuna ve olay sonrasında hattın binadan daha uzağa çekildiğine ilişkin" yeminli beyanları ile dosyadaki kanıtlar gözetildiğinde; olay günü enerji nakil hattının binaya olan uzaklığının yönetmelikte belirtilen uzaklıkta bulunmadığı, sonradan uzaklaştırılmış olduğu ve bu itibarla davalının BK.nun 41. maddesi gereğince kusurlu olarak da davacının zararından sorumlu bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacının kusup ise, davalının sorumluluğunu ortadan kaldıran değil, tazminatın kapsamını etkileyen husustur.
Şu durum karşısında tazminat kapsamı belirlenerek davalının sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken yerel mahkemece davanın reddedilmiş olması bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve davacı yararına takdir olunan 97.500.000 lira duruşma avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine ve temyiz eden davacıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 6.11.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy