(832 S. K. m. 1) (1050 S. K. m. 22)
Dava: Davacı Vakıflar Genel Müdürlüğüne izafeten İstanbul Vakıflar Bölge Müdürlüğü vekili Avukat Nurdan Baş tarafından, davalı Fadıl Ünver ve diğerleri aleyhine 5.6.2000 gününde verilen dilekçe ile vakıf meclisi üyeleri olan davalıların davacı kuruma ait taşınmazı kira arttırımı yapmadan ve usulsüz icraya vermelerinden kaynaklanan alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 30.10.2000 günlü kararın Yargıtayda duruşmalı olarak incelenmesi davacı Vakıflar Genel Müdürlüğü vekili Avukat Nurdan Baş tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 17.4.2001 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Avukat Reşide Özen ile karşı taraf davalılardan Fadıl Ünver vekili Avukat Fikret Üyegil ve davalı asiller Bayram Şibil ve Müslim S. geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, Vakıflar Genel Müdürlüğü Vakıf meclisi başkan ve üyesi olan davalıların, usulsüz kararları ile davacı idareyi zarara uğrattıkları iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece istem reddedilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı kurum dava dilekçesinde, kuruma ait 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazların 25,220 m2 lik kısmının Fenerbahçe Spor Kulübünün kirasında iken Kadıköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1991/479 esas ve 1992/459 karar sayılı ilamı ile, kira süresinin sona ermesine rağmen işgale devam eden Fenerbahçe Spor Kulübünün "müdahalesinin men'i suretiyle tahliyesine, mevcut binaların kal'ine ve haksız işgal tazminatına" karar verildiği halde bu taşınmazları 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa aykırı şekilde ve ihale yapılmaksızın önceki sözleşme dışı 12.300 m2 lik kısımda ilave edilmek suretiyle Fenerbahçe Spor Kulübü ile ilk 5 yıl kira arttırımı yapılmaksızın, kalan 5 yılda yıllık %25 kira artışı yapılması şartları ile 10 yıl süreli kira sözleşmesi yapılmasını sağlayan meclis kararını alan davalı Vakıf Meclisi üyelerinin davacı kurumu kira gelir kaybına uğrattıkları iddiasıyla 168.399.000.000 liranın 1.1.1993 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Davalılar, davaya dayanak yapılan 20.9.1993 tarihli vakıf meclisi kararının usûlüne uygun olduğunu; 17.9.1991 tarihli vakıf meclis kararı ile 31.12.1991 tarihine kadar işgalci durumuna düşenlerle kira sözleşmesi yapılması imkanı getirildiğini ve Fenerbahçe Spor Kulübünün de 28.2.1991 tarihinden itibaren işgalci duruma düştüğünden ve taşınmazlar üzerindeki tesisler idareye kalacağından dava konusu edilen şekilde kira sözleşmesi yapılması için meclis kararı alındığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece Sayıştay 4. Dairesinin 13.1.2000 tarihli ek ilamı esas alınarak davalıların sorumlu olmadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sayıştay Yargısı kişi ve konu bakımından kısıtlı bir yargıdır. 1050 sayılı Muhasebe-i Umumiyet Kanunu ve 832 sayılı Sayıştay Kanunu hükümlerine göre Sayıştay yargısına; kişi olarak "sorumlu" diye adlandırılan ve ilke olarak "saymanlar" ve "tahakkuk memurları", "konu olarak da "akçalı" hususlar tabidir.
1050 sayılı Kanunun değişik 22. maddesi ile sorumluluğun yaygınlaştırılması yoluna gidilmişse de Sayıştay Yargısı esas itibariyle saymanlar ve tahakkuk memurlarının denetimi ile sınırlıdır. Dosyada bulunan Sayıştay 4. Dairesinin 13.1.2000 tarihli ek ilamı da bu doğrultudadır. Saymanlık tahakkuk memuruna 20.9.1993 tarihli vakıf meclis kararında muhalefeti bulunduğu için sorumluluk yüklenemediği gibi meclis üyeleri de Sayıştay yargısına bağlı bulunmadıklarından 1050 sayılı Kanunun ( e ) "bendi uyarınca da meclis üyelerine sorumluluk yüklenememiştir.
Oysa adli yargı mercileri genel yetkili yargı yerleri olup mahkemece, Sayıştay 4. Dairesinin sınırlı kişi ve konular hakkında verdiği ek ilamı esas alınarak herhangi bir araştırma yapılmadan karar verilmesi yukarıda anlatılan ilkeler gözetildiğinde yerinde değildir. Bu nedenle, usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve temyiz eden davacı vakıf yararına takdir edilen 65.000.000 lira duruşma avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 17.4.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy