(818 S. K. m. 49)
Davacı-karşı davalı R. Ekli vekili Avukat F. Saltık tarafından, davalı-karşı davacılar R. Yılmaz ve N. Yılmaz aleyhine 8/7/1998 ve 16/10/1998 gününde verilen dilekçeler ile yaralanmadan doğan maddi ve manevi tazminatın dava ve ırza geçmeye kalkmak ve gündüzleyin konut dokunulmazlığını ihlal etmekten doğan manevi tazminatın karşı dava ile istenmesi Üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl dava yönünden, maddi tazminatın ve manevi tazminatın kısmen, birleştirilen dava yönünden manevi tazminatın tamamen kabulüne dair verilen 27/3/2001 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili Avukat Fikret Saltık tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, Özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Diğer temyiz itirazlarına gelince;
İlk dava yaralanmadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat, birleşen karşı dava ise gündüzleyin konut dokunulmazlığını ihlal ve ırza geçmeye teşebbüsten doğan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilk dava kısmen, karşı dava aynen kabul edilmiş, karar davacı-karşı davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Birleşen (karşı) davanın davacıları, davacı-karşı davalı R. Ekli' nin davalı-karşı davacı R. Yılmaz'ın evde bulunmadığı bir sırada evlerine gelerek, davalı-karşı davacı Naciye Yılmaz'a elle sarkıntılık etmesi nedeniyle manevi tazminat isteminde bulunmuşlardır.
Davacı-karşı davalı hakkında zorla ırza geçmeye teşebbüs suçundan Balıkesir Ağır Ceza Mahkemesine açılan 1996/126 Esas, 1996/293 Karar sayılı kamu davasına davalı-karşı davacılar müdahil olarak katılmışlar, 3/7/1995 tarihli dilekçeleri ile her biri için 5'er milyon liradan 10 milyon lira manevi tazminat isteminde bulunmuşlar, mahkemede tazminata hükmetmeyerek özel hukuka ilişkin haklarını saklı tutmuştur. Böylece davalı-karşı davacılar o davadaki manevi zararlarını belirlemişlerdir.
Manevi tazminat olaydan duyulan elem, üzüntü ve acının karşılığı olup, niteliği itibarıyla sonradan artırılamaz. Davalı-karşı davacılar ceza mahkemesinde istedikleri ilk taleple bağlıdırlar. Mahkemece, ''manevi tazminatın tekliği ve bölünmezliği" ilkesi gözetilmeden, eldeki davada istenen fazla miktara hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı R. Ekli yararına BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 31.10.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy