(818 S. K. m. 41)
Davacı B. Tanrıseven ve diğerleri vekili Avukat A. Taşkaya tarafından, davalılar A. Yılmaz ve G. Sigorta A.Ş. aleyhine 7.10.1999 ve 6.2.2001 gününde verilen dilekçeler ile trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 17.4.2001 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine, peşin alınan harcın bundan mahsubuna 12.11.2001 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY AÇIKLAMASI
Dava, trafik kazası sonucu uğranılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı tarafından ilk dava için verilen dilekçede, desteklerinin kusursuz, davalının tam kusurlu olduğu belirtilmiştir. Yapılan araştırma ve inceleme sonunda desteğin 6/8 oranında kusurlu bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı, ilk davada fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuştur. Bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada, destek zararı belirlenmiş, bunun üzerine davacılar, ilk davada saklı tuttukları maddi tazminat istemleri için ikinci bir dava açmışlardır. İki dava birleştirilmiştir.
Mahkemece, hüküm kurulurken, davacının ilk davada davalının tam kusuruna dayandığı için talep edilen maddi tazminatın talep gözetilerek tamamına değil, 2/8 ine hükmetmiştir. Bu sonuç dairece onanmıştır. Bu sonuca katılamıyoruz. Şöyle ki;
Davacılar, ilk davayı açarken, desteklerinin kusursuz olduğunu belirtmekle birlikte, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuşlardır. Desteğin gerçekleşen kusur oranına göre zarar hesaplanmış, ilk davada istenenin dışında kalan için ikinci bir dava açılarak eldeki dava ile birleştirilmiştir. Böylece davacılar, ilk davada istemediklerini, (kusur gözetilerek istenen miktar esas alınsa dahi) açtıkları ikinci dava ile talep ettikleri kabul edilmek gerekir. Yapılan hesaplamada, gerçekleşen zarar bellidir. Kusur durumuna göre hesaplama yapılıp, buna göre karar verilmesi gerekirdi. Kararın bu nedenle bozulması gerektiği düşüncesi ile dairece varılan sonuca katılamıyoruz.
Full & Egal Universal Law Academy