(818 S. K. m. 41) (1086 S. K. m. 440, 441, 442)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yerel mahkemece verilen gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Dairemizin 20.3.2001 gün ve 2000/10372-2001/2672 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK'nun 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Dava kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Yerel Mahkemede yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava dilekçesinde davalının hastane başhekimi Dr. Aslan Aydın'ın huzurunda davacı için bu adam hırsız dediği, keza 1999 yılı Ocak ayı başında anestezi odasında davacıyı kastederek gıyabında şerefsiz demek suretiyle hakarette bulunduğunu ve son olarak hastanede başhekim başkanlığında yapılan toplantıda, davalının gıyabında şerefsiz adam, ben o şerefsizle el sıkışmam, hasta hakkında görüşmem, ağzına s.tığımın adamı sözleri ile saldırıda bulunduğunu belirtmek suretiyle 2.500.000.000 TL manevi tazminatın, davalıdan alınarak davacıya verilmesini istemiştir.
Dosyadaki belge, bilgi ve tanık beyanlarına göre davacının yokluğunda şerefsiz dediği gibi, hastanede baş hekiminin başkanlığında yapılan toplantıda, yine davacının yokluğunda şerefsiz adam, ben şerefsiz adamla el sıkışmam, deyip ağzına da küfrettiği anlaşılmaktadır. Ancak dava dilekçesinde belirtildiği gibi, davalının hastane başhekimi A. A.'ın huzurunda davacıyı kastederek bu adam hırsız biçimindeki haksız söylemin varlığı kanıtlanamamıştır. Yeminli dinlenen tanık A. A.'ın ifadesinde bu olay hakkında hiçbir bilgi ve açıklamada bulunmadığı ve bu sebeple bu olgunun kanıtlanamadığı görülmektedir. Ancak buna rağmen verilen kararda sanki üç haksız eylem de ispatlanmış gibi istem aynen kabul edilmiştir. Halbuki başhekim huzurunda söylendiği iddia edilen bu adam hırsız sözünün söylendiği kanıtlanmamıştır. Bu nedenle talep edilen tazminat miktarından belli bir miktar indirim yapılması gerekirken yukarıda açıklanan şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya olup bozmayı gerektirir ise de, hüküm onanmış bulunduğundan davalının karar düzelme isteği HUMK. nun 440-442 maddeleri uyarınca kabul edilmeli, onama kararı kaldırılmalı ve hüküm gösterilen nedenlerle bozulmalıdır.
Sonuç: Davalının karar düzelme isteğinin kabulüne, onama kararının kaldırılmasına ve hükmün yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve davalı taraf yararına 97.500.000 lira duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar düzeltme isteyen davalıdan alınan onama harcı ile peşin alınan ret karar harcının istek halinde geri verilmesine 28.06.2001 günün oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy