(818 S. K. m. 41, 60) (2918 S. K. m. 109) (765 S. K. m. 102)
Dava: Davacı Aysel vekili tarafından, davalı Necip ve Hasan aleyhine 17.7.1998 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 19.3.2001 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince; dava trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir. Mahkemece davalı Hasan Özsarı hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle reddi ile diğer davalı yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş ve karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Trafik kazası sonucu davacının yaralanmasına neden olan araç trafikte davalı Hasan adına kayıtlı olduğundan işleten sıfatı ile dava edilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasası'nın 109. maddesinde trafik kazasından kaynaklanan zararlar için iki yıllık zamanaşımı süresi öngörüldükten başka aynı maddenin ikinci fıkrasında davanın cezayı gerektiren eylemden kaynaklanması durumunda ceza kanununun öngördüğü ceza zamanaşımının uygulanacağı öngörülmüştür. Borçlar Kanunu'nun 60. maddesinde de genel zamanaşımı dışında eylemin suç teşkil ettiği durumlarda ceza (uzamış) zamanaşımının uygulanacağı ifade edilmiştir. TCK. nun 102/4. maddesinde dava konusu suç için öngörülen ceza zamanaşımının (5) yıl olduğu hükme bağlanmıştır. Yine Karayolları Trafik Yasası'nın 109. maddesinde motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazmini konusundaki taleplerin bu yasadaki sürelere bağlı olduğu ifade edilmiş bulunmakla, bu bağlamda işletenler sürücü aynı zamanaşımına tabi olduğu sonucuna varmak gerekir. Dairemizin de yerleşmiş kararları bu yöndedir.
Bu duruma göre davanın açıldığı tarihte, haksız eylem tarihinden itibaren beş yıllık ceza (uzamış) zamanaşımı süresinin geçmediği anlaşılmaktadır. Öyleyse işletende sürücü ile aynı zamanaşımı süresine bağlı olduğundan davalı Hasan hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle reddedilmiş olması doğru değildir. Adı geçen davalı aleyhine de hüküm kurulmak üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın 2 sayılı bentte açıklanan nedenle BOZULMASINA, davacının diğer temyiz itirazlarının 1 sayılı bentte açıklanan nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 19.11.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy