(818 S. K. m. 41, 46, 47)
Davacı H. Almamış vekili Avukat F. Aker tarafından, davalı M.F. Aşçıbaşı aleyhine 3/3/2000 ve 22/3/2000 gününde verilen dilekçeler ile trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl davanın kısmen kabulü ile karşı davanın reddine dair verilen 27/3/2001 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı-karşı davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalı-karşı davacının diğer temyiz itirazlarına gelince; dava yaralamalı ve hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteklerine ilişkindir. Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne ve karşı davanın reddine karar verilmiş karar davalı-karşı davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı-karşı davacı dava konusu olay sonucu aracında oluşan hasarın KASKO sigortası tarafından karşılandığını, ancak buna rağmen aracında sigortaca karşılanmayan değer kaybı olduğunu ve sigortasını yenilerken hasarsızlık indiriminden faydalanma imkanının kalmaması nedeniyle daha fazla sigorta primi ödemesi gerekeceğinden zarara uğradığını bildirerek maddi tazminat istemektedir.
Davaya konu aracın hasara uğradığı ve onarıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda aracın onarıldıktan sonraki rayiç değerinin olaydan önceki değerinden az olacağının kabulü gerekir. Çünkü tamamen onarılmış olsa bile araba tahribatın izlerini taşımaktadır. Onarılmış durumdaki değeri, ne kadar iyi onarılmış olursa olsun, kural olarak aynı nitelikte hiç hasara uğramayan araç değerinden düşük olacaktır. Zararı tazminle yükümlü olan kimse, tazmin borcunu doğuran eylemin meydana gelmesinden önceki durumu iadeye mecburdur. O halde mahkemece aracın uğrayacağı değer kaybının araştırılması gerekir. Diğer taraftan sigorta hukukunun yerleşmiş ve genel uygulamasına göre sigorta dönemi içerisinde araçta hiçbir hasar olmaz ise yeni dönemde sigorta yenilenirken belli oranda hasarsızlık indirimi yapılmakta ve sigorta primi azalmaktadır. Bu kural tüm sigorta poliçelerinde yer almaktadır.
Dava konusu olay sonucu davalı-karşı davacının aracının hasar gördüğü ve bu hasarının sigorta şirketince karşılandığı anlaşıldığına göre yeni dönemde sigortasını yenilerken hasarsızlık indiriminden yararlanma hakkını kaybetmiş olduğundan daha fazla prim ödemek zorunda kalacaktır. Bu durumun ortaya çıkmasında davacının da kusuru bulunduğuna göre ödenecek fazla sigorta priminde zararın kapsamı içinde düşünülmesi gerekir. Öyleyse davalı-karşı davacının olaydan sonra sigortasını yenileyip yenilemediği, yenilemişse dava konusu olaya bağlı olarak ödediği fazla prim varsa bunun araştırılarak varılacak uygun sonuca göre karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler üzerinde durulmadan karşı davanın tümden reddedilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davalı-karşı davacının diğer temyiz itirazlarının (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 26.11.2001 gününde oyçokluğuyla karar verildi. (¤¤)
KARŞI OY YAZISI
Bozma kararımızın bir bölümü de hasarsızlık indiriminden mahrumiyet zararı ile ilgilidir. Davacının hasarsızlık indiriminden mahrum kalması koşullarının doğması halinde bu bölüm için de tazminat istemesi doğaldır. Ancak; bu indirimden mahrumiyet davanın açıldığı tarihten sonraki gelişmelere bağlı bir durumdur. Davacının davaya konu olaydan sonra yeni bir araç edinmesi ve bu aracı sigorta ettirmesi halinde belirecek zarardır. Davacı araç satın almazsa veya araç satın alsa bile aracı sigorta ettirmezse hasarsızlık indiriminden yararlanıp yararlanmaması gündeme gelmeyeceğinden, davanın açıldığı tarih itibarıyla zararın doğduğundan söz edilemez. Bu bölüm ile ilgili dava şartları doğmamıştır. Bu nedenle bozma kararının hasarsızlık tazminatı ile ilgili bölümüne katılamıyorum. 26.11.2001
Full & Egal Universal Law Academy