(1163 S.K. m. 62)
Dava: Davacı SS Konut Yapı Kooperatifi vekili Avukat Özkan tarafından, davalılar Harun ve diğerleri aleyhine 18.3.1996 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem sonucu uğranılan zararın ödetilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin kabulüne dair verilen 5.4.2001 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalılar Harun, Mesut, Mustafa Yılmaz ve Nuri'nin temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalılardan Adil'in temyiz itirazına gelince; dava, haksız eylem sonucu uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Davacı kooperatif, yönetim kurulu eski başkan ve üyeleri olan davalıların, genel kurulun verdiği bir yetki bulunmadığı halde, kooperatife borç para vererek ve üçüncü kişilerden borç para alarak yüksek faiz ödediklerini, üyelerden toplanan aidatları kayıtlara geçirmeyip zimmetlerine geçirdiklerini, belgeye dayanmayan harcama yapıp gider gösterdiklerini, yüklenicilere zamanında ödeme yapmayıp vade farkı ödediklerini, iş yapılmadığı halde taşeronlara ödeme yaptıklarını, eksik ve bozuk imalatları incelemeden kabul ederek kooperatifin zarar görmesine yol açtıklarını belirterek kooperatifin uğradığı zararın ödetilmesi isteminde bulunmuştur. Yerel mahkemece istem kabul edilmiştir. Karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davalılardan Adil, yönetim kurulu üyesi olarak 26.3.1995-7.9.1995 tarihleri arasında görev yaptığını belirterek, görev aldığı dönemde üye senedi ciro ederek borç ödemekten başka çalışması bulunmadığını savunmuştur. Bu durumda, adı geçen davalının savunması gözetilmeli ve yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı dönemdeki zararlandırıcı eylemi ile davacıya verdiği zarar miktarı belirlenerek o miktardan sorumlu tutulmalıdır. Yerel mahkemece, anılan yön gözetilmeksizin, davalı Adil'in tüm zarardan diğer davalılarla birlikte sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalılardan Adil yararına BOZULMASINA; diğer davalıların temyiz itirazlarının (1) sayılı bentte gösterilen nedenlerle REDDİNE ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 22.11.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy