(2577 S. K. m. 2)
Dava: Davacılar S. A. ve diğerleri vekili Avukat S. Ö. tarafından, davalı Özel Tarsus Amerikan Lisesi Müdürlüğü aleyhine 22.4.1999 gününde verilen dilekçe ile davalı okulun hazırlık sınavında okuyan davacının kızının yetersiz not alarak sınıfta kalması ve 8 yıllık eğitime geçilmesi sebebi ile hazırlık sınıflarının iptal edilerek okuldan kaydının silinmesi nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 19.12.2000 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Davacılar, davalının hukuka aykırı eylemi sonucu zarar gördükleri belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Mahkemece istem kabul edilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki kanıtlara göre, davacı D. A.'ın, davalı okulun öğrencisi olarak eğitimine devam ederken hazırlık sınıfında başarısız durumuna düşmüş, yeniden sınıf tekrarı yapılmadan sekiz yıllık öğrenimin başlaması üzerine aynı sınıfta bir daha okuma olanağı ortadan kalkmıştır. Bunun üzerine davalı okul idaresi adı geçen öğrenciyi S.E.V. İlköğretim okulunun altıncı (6.) sınıfına kaydettirmiştir. Bu işleme karşı idari yarı tarafından önce yürütmeyi durdurma kararı verilmiş, daha sonra da işlem iptal edilmiştir. Davacıların davalı tarafından alınan ve uygulanan işlemin iptal edilmesine karşın, davalılar süresinde gereğini yerine getirmemişlerdir. İşte davacılar eldeki dava ile kişilik değerlerinin zarar gördüğü belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuşlardır.
Yukarıdaki özetlenen dava konusu olaydan anlaşılacağı üzere davalı özel okul, 625 sayılı Özel Öğretim Kurumları Yasası hükümleri kapsamı içinde yer almaktadır, bu okullar Milli Eğitim Bakanlığı'nın denetimi ve gözetimi altında çalışmalarını sürdürürler, gerek bu yapıların ve gerekse somut olayın özelliği itibariyle davalının yargı kararını yerine getirmemesi eylemi hizmet kusurunu oluşturur. Hizmet kusurundan doğduğu iddia edilen tazminat istemleri tam yargı davası niteliğinde olup, 2577 sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince idari yargı yerinde çözüme kavuşturulması gerekir. Bu nedenle mahkemenin yargı yolu bakımından davayı reddetmesi gerekirken işin esası hakkında hüküm kurulmuş bulunması usul ve yasaya aykırı olup, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 27.11.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy