(818 S. K. m. 41, 50, 51)
Davacı A. Yıldırım ve diğerleri vekili Avukat Y. Ertartak tarafından, davalılar M. Yıldırım ve diğerleri aleyhine 3.3.1997 gününde verilen dilekçe ile tarafların iştirak halinde malik oldukları taşınmazlar üzerindeki zeytin mahsulünün tamamının davalılar tarafından toplanması sebebi ile davacıların miras hisselerine düşen zeytin bedelinin tahsilinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı Muhittin hakkında açılan davanın reddine, diğer davalılar hakkında açılan davanın kabulüne dair verilen 8.11.2000 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili ve davalılar F. Madran, İ. Yıldırım vekili ve H. Yıldırım tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Davacılar vekili dilekçesinde, tarafların iştirak halinde malik oldukları taşınmazlar üzerindeki, davalılar tarafından toplanan zeytin mahsulünün bedelinden davacıların hissesine düşen miktarın tahsili isteminde bulunmuştur. Mahkemece, davalılardan Muhittin Yıldırım hakkında açılan davanın reddine, diğer davalılar hakkında açılan davanın kabulüne karar verilmiş, bu karar davacılar ile davalılardan F. Madran, İ. Yıldırım ve H. Yıldırım tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacıların temyiz itirazları yönünden; dava dilekçesinde faiz istemi ile ilgili yapılan maddi hata daha sonra davacı vekilinin açıklaması ile bildirilmiştir. Dava dilekçesinin sonuç ve istem kısmında "...475.275.000.-TL.nin dava tarihinden itibaren davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak..." olarak yazılmış daha sonra davacı vekili bilirkişi raporuna karşı yaptığı açıklamanın yanı sıra yasal faiz istediklerini bildirerek dava dilekçesindeki maddi hatayı düzeltmiştir. Buna karşın mahkeme dava dilekçesini esas alarak ve dava dilekçesindeki aynı hatayı tekrar ederek "Dava konusu 457.275.000.-TL.nin dava tarihinden itibaren davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak..." şeklinde karar vermiştir. Davacı vekili tarafından dava dilekçesindeki maddi hata düzeltilmiş olmasına rağmen hükümde "itibaren" sözcüğünden sonra "yasal faizi ile birlikte" sözcüklerinin yazılmamış olması doğru değildir. Karar bu haliyle açık değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır.
2- Davalıların temyiz itirazlarına gelince; Davalıların eylemleri ayrıdır. Her bir davalı değişik taşınmazlardan zeytin topladıklarına göre aralarında zararlandırıcı eylem için işbirliği ve ortaklık yoktur. Dava konusu borç BK. 41. maddesine göre haksız fiilden kaynaklanmış bulunmasına göre, tarafların bu borçtan dolayı BK.nun 51. maddesinin yollaması ile aynı kanunun 50. maddeleri gereğince kendileri tarafından verilen zarar miktarları oranında sorumlu tutulmaları zorunludur. Nitekim davacılar vekili de, 10.10.2000 havale tarihli dilekçesinde, bilirkişi raporunda davalıların her birinin vermiş oldukları zararın ayrı ayrı hesaplandığını belirterek, her davalının haksız eylemi nedeniyle ayrı ayrı sebebiyet verdiği zarar miktarları dikkate alınarak davalılardan tahsili isteminde bulunmuştur. O halde davalıların her birinin kendi zararlandırıcı eylemi için belirlenen tazminatla sorumlu tutulmaları gerekirken mahkemece eylemin meydana geliş biçimi ve davacıların talebi gözetilmeden davalıların müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna dair karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Karar bu yönüyle de bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın (1) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davacılar yararına, (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harçların istekleri halinde taraflara geri verilmesine 27.11.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy