(743 S. K. m. 24/A)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı H.... Gazetecilik ve Matbaacılık AŞ'yi temsilen D... Yayın Holding AŞ aleyhine 26.1.2001 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle 20 milyar lira manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece 1,5 milyar lira manevi tazminatın davalıdan alınmasına dair verilen 31.5.2001 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 11.12.2001 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili geldi, karşı taraftan davacı vekili gelmedi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Diğer temyiz itirazına gelince; dava basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istek kısmen kabul edilmiş, karar davalı yanca temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davaya konu edilen yayında; davacının ihaleye fesat karıştırmakla suçlandığı, gülünç duruma düşürüldüğü, hakaret edildiği ve ayrıca davacının adının İ. Melih şeklinde yazılarak isim hakkına saldırıldığını ve ibne anlamına kullanıldığını böylece kişilik hakkının tecavüze uğradığım ileri sürmüştür.
Mahkemece yazının tümünün incelenmesinde davacının kişilik haklarına saldırı olduğunun kuşkusuz olduğu belirtilmiş ve ayrıca yazının birçok yerinde İ. Nokta Melih şeklinde vurgulanan sözlerin davacı hakkında ibne anlamını çağrıştırdığı, yazıda bu anlamda nitelendirmede bulunulduğunu belirtilerek tazminat miktarı belirlenmiştir.
Dava konusu yazıda davacının kişilik haklarına saldırı oluşturan bölümler vardır. Ne var ki, davacı yazının çeşitli kısımlarında, adı yazılırken İ. Melih biçimindeki yazımda (İ.) harfinin (ibne) anlamında kullanıldığını iddia etmiş ve mahkemede bu iddiayı kabul etmek suretiyle tazminatın miktarını buna göre takdir etmiştir. Halbuki yazıda mahkeme kararının gerekçesinde belirtildiği gibi yazı İ. Nokta Melih biçiminde değil, İ. Melih şeklinde yazılmış ve böylece yazım kurallarına uygun davranılmıştır. Bundan dolayı da, bu iddia için saldırıdan söz edilemez. O halde tazminat miktarının bu yön göz önünde tutularak belirlenmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmesi doğru değildir. Bu yönün gözetilmemiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda 2 nolu bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, öteki temyiz itirazlarının 1 nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve temyiz eden davalı yararına takdir edilen 97.500.000 lira duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 11.12.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dava, basın yolu ile kişilik haklarına saldın iddiasına dayanan manevi tazminat davasıdır.
Mahkemece, davacının adının İ. Nokta Melih olarak yazıldığı kabul edilmiş ise de, dava konusu yazıda, davacının adı kendisinin de yazışmalarda kullandığı gibi İ. Melih olarak yazılmıştır. Bu biçimde yazılmış olması nedeniyle davacının kişilik haklarına saldırıldığını kabul etme olanağı yoktur.
Yazıda ayrıca, Akay Kavşağının açıldığı gün, girişine Buradan E.Ç..., Mimarlar Odası Yön. Ve Ç..... Belediye Yöneticileri geçemez yazılı pankart asılması ve birkaç saat sonra indirilmesi eleştiri konusu yapılmış, eleştiri sırasında pankartı asan ve indirenlerin korkak ve şerefsiz olduğu değerlendirilmesinde bulunulmuştur. Buna da bizzat davacının pankartı kastederek Ben açtıysam şerefsizim açıklaması sebep olmuştur. Davacının bu açıklaması üzerine dava konusu köşe yazısında Akay kavşağının açılış günü, kavşak girişine asılan pankartı, Büyükşehir Belediye Başkanı astırmadığına göre, kimler astırdıysa onlar kast edilerek şerefsizler güruhu değerlendirilmesi yapılmıştır. Bu nedenlerle yazı tüm olarak değerlendirildiğinde eleştiri sınırları içinde kalmakta olup, davacının kişilik haklarına yönelik bir saldırıdan bahsedilemeyeceği için davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiği kanısında olduğumuzdan sayın çoğunluğun görüşüne katılamıyoruz. 11.12.2001 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy