(818 S. K. m. 41, 43)
Dava: Davacı A. Turizm A.Ş. vekili Avukat A. Güler tarafından, davalı E. Ö. ve E. Ö. aleyhine 4/3/1999 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 2/3/2001 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı E. Ö. vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, davacının trafik kazasında yaralanan elemanı için yapmış olduğu tedavi giderlerinden kaynaklanan maddi tazminat isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ve karar davalı E. Ö. tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı şirketin elemanı, davalının neden olduğu trafik kazası sonucu yaralanmış ve olay akabinde SSK hastanesine kaldırılarak ilk tedavisi orada yapılmıştır. Bundan sonra tedavisinin SSK hastanesinde sürdürülmesi mümkün bulunduğu halde kendi isteği ile SSK hastanesinden ayrılarak tedavisini özel hastanede sürdürmüştür. Davacı, yaralı elemanın özel hastanedeki tedavi giderlerini kendisinin karşıladığını ve talep hakkını da devraldığını bildirerek trafik sigortasınca karşılananın üzerindeki tedavi giderlerini istemektedir. Davacının yaralanan elemanı, tedavisinin SSK hastanesinde sürdürülmesi mümkün bulunduğu halde kendi isteği ile buradan ayrılarak özel hastaneye gitmek suretiyle tedavi masrafının artmasına yol açmıştır. Bunda davacının tedavi giderlerini karşılamayı üstlenmesinin de etkisi olmuştur. O halde artan tedavi masraflarının bir bölümünün davacı üzerinde bırakılması hakkaniyete daha uygun olacaktır. Bu nedenlerle olayın gösterdiği tüm özelliklerde gözetilmek suretiyle BK.'nun 43. maddeleri uyarınca hakkaniyete uygun oranda indirim yapılmalıdır. Mahkemece bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde davanın tamamının kabul edilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın (2) sayılı bentte açıklanan nedenle BOZULMASINA, davalının diğer temyiz itirazlarının (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 24.12.2001 gününde oyçokluğuyla karar verildi. (¤¤)
BOZMA GEREKÇESİNE KARŞI OY YAZISI
Bir kaza sonucu yaralanan mağduru tedavi ettiren davacı, kusuru ile kazaya sebep olan davalıdan tedavi giderlerini ve bu arada özel tedavi kurumu masraflarını da istemiş, mahkemece isteğin kabulüne karar verilmiş, dairemizce karar yukarıdaki gerekçe ile bozulmuştur.
Davacının işçisinin yaralanması nedeniyle Sosyal Sigortalar Kurumu'na ait tedavi kuruluşunda başlamış olan tedaviye, özel sağlık kuruluşunda devam edilmiş olup, Özel sağlık kuruluşuna gitmenin sağlık bakımından icabı ve gereğinin bulunduğu da iddia edilmiş değildir. Özel sağlık kuruluşundaki tedavi davacı tarafın arzusunun sonucudur. Tedavinin Sosyal Sigortalar Kurumu sağlık kuruluşunda yapılması halinde davacı tarafın bir ödeme yapmak zorunda kalmayacağı veya bizzat yapılacak masrafın talep edilen miktara ulaşmayacağı bellidir.
Kişinin sağlığına özen göstermesi, bu anlamda davacının çalışanını uygun tedaviden yararlandırmak hususundaki çabasını doğal karşılamak gerekir. Ancak; hak ve sorumluluklar uygun bir denge içinde kullanılmaları halinde saygı görürler. Haksız fiili sonucu başkasına zarar veren kişi kusuru nispetinde diğer tarafın tüm zararını karşılamak durumundadır. Ancak; bu zarar belirlenirken dikkat edilmesi gereken husus mağdurun hal ve şartlara göre makul zararlarının karşılanmasıdır. Bu anlamda, en iyi tedavi kurumundan alınacak yardımların karşılığının istenmesini doğal karşılamanın yanında, acil hallerde özel tedavi kurumu masraflarının da sebep olandan alınabilmesine imkan verilmelidir.
Somut olayda davacının işçisinin resmi kurumdaki tedavisi, özel istekle durdurulmak suretiyle, tedavi özel sağlık kuruluşunda ikmal edilmiştir. Resmi kurumda tedavinin devamının sağlanması durumunda davacı bir ödemede bulunmayacak veya yaptığı ödeme istenilen miktara ulaşmayacak ise, davalıdan yapılan ödemenin hepsinin istenmesi uygun olmaz. Bu takdirde de ödenecek tazminattan bir bölümünün takdiren indirilmesi de adaleti temin edemez.
Davacının yaptırdığı tedavinin Sosyal Sigortalar Kurumu sağlık kuruluşunda yapılması halinde de Kurum'un kazaya sebebiyet veren davalıya tedavi masrafları için rücu etmesi ihtimali vardır. Eğer bu tedavi masrafları kurumca haksız fiil sorumlusundan istenebilecek idi ise, davacı, kurumun yapıp davalıdan isteyebileceği masrafları yapmış durumda olacaktır. O halde, Sosyal Sigortalar Kurumu'ndan bilgi istenerek, mağdura yapılan masrafların kazaya sebep olandan istenmesinin mümkün olup olmadığı ve miktarı tespit edilerek bu miktarın ve kurum sağlık kuruluşunda yapılacak ek masrafın tahsiline karar vermek gerekir. Bu araştırma yapılmaksızın takdiri bir indirimle yetinilmesi ve özellikle gerekmeyen özel tedavi kurumunun fazla masrafının davalıdan tahsiline karar verilmesini uygun bulmadığımdan bozma kararının gerekçesine katılamıyoruz. 24/12/2001
Full & Egal Universal Law Academy