(818 S. K. m. 50, 51)
Dava: Davacı Milli Savunma Bakanlığı vekili Avukat Güngör Ilık tarafından, davalı Hüseyin Hurhun aleyhine 14.4.2000 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası sonucu ödenen tazminatın rücuan istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kabulüne dair verilen 15.3.2001 günlü kararın Yargıtayda duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 15.1.2002 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı gelmedi, karşı taraftan davacı bakanlık vekili Hazine vekili Avukat Faik Tanlık geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Dava, askerlik hizmeti dolayısıyla verilen zarar nedeni ile müteselsil sorumlu Devletin ödediği tutarın, öteki sorumluya rücuuna ilişkindir.
Rücuun amacı, birlikte sorumlular arasında hakkaniyete göre denge kurmaktır. BK.nun 50. maddesi, hakimin takdirini temel almıştır. Anılan madde buyruğuna göre, ilgililerin birbirlerine karşı rücu hakları olup olmadığını ve varsa kapsamını hakim takdir edecektir. Bu madde, her ne kadar birden çok kimselerin ortak kusurlarıyla zarar oluşturmalarını düzenlemiş ise de onu izleyen 51. maddedeki ( birden çok kişilerin değişik hukuksal nedenlerden sorumluluğunda da ) belirtilen kural geçerlidir. Öyleyse, çok tipli teselsülde de hakim, rücu kapsamını takdir durumundadır.
Kusur, kapsam belirlemede etkin ise de hakkaniyet, onunla birlikte değerlendirilmesi gereken öğelerdendir. Davalı, Anayasa'nın 72. maddesi gereği, hakkı olan askerlik ödevi sırasında kusuru ile zarara yol açmıştır. Hizmetin karşılığında ücret almaması ve Anayasal ödevde bulunması dolayısıyla onun, tazminatın tümüyle sorumluluğu durumunda hakkaniyet öğesi, kapsam belirlemede dikkate alınmamış olma sonucunu doğurur. Şu durum karşısında anılan öğe değerlendirmeye katılarak tazminattan belirli bir indirim yapılmak üzere yerel mahkeme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle kararın BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 15.1.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy