(818 S. K. m. 18) (2004 S. K. m. 283)
Dava: Davacı E. Bayram ve diğerleri vekili Avukat E. Erbulun tarafından, davalılar O. Can ve C. Sırlan aleyhine 24.9.1998 gününde verilen dilekçe ile muvazaalı tapu satış işleminin iptalinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 2.3.2000 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı O. Can vekili ve davalı C. Sırlan vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Diğer temyiz itirazlarına gelince, dava, muvazaa nedeniyle tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup, kararı davalı temyiz etmiştir.
Dava dilekçesinde, davacıya olan borcunu ödememek amacıyla borçlunun taşınmazlarını danışıklı olarak davalıya devrettiği belirtilerek davalı adına oluşturulan tapu kaydının iptali ile borçlu adına tescili istenmektedir. Borçlu ile davalının yaptığı hukuki işlem nedeniyle zarar gördüğünü iddia eden davacının, o hukuki işlemin geçersizliğini ileri sürerek dava açmasında hukuki yararı vardır. Yapılan hukuki işlem nedeniyle alacağını alamayacak durumda kalmışsa alacağından dolayı zarara uğramış demektir. Her ne kadar dava dilekçesinde tapu iptali ve tescil istenmiş ise de, davacının bu davadaki amacı, alacağını tahsil edebilmek için o hukuki işlemin kendisi yönünden geçersizliğini sağlamaktır. Diğer bir ifadeyle istek, alacağın sağlanma olanağının yaratılmasıdır. Böyle bir istek ise, ayni değil kişisel bir sonuç oluşturur. Bu itibarla, davalı adına bulunan tapu kaydının iptaline gerek olmaksızın davacının bu taşınmazın haciz ve satışını isteyebilmesine karar verilmesi gerekirken mahkemece tapunun iptaline ve borçlu adına tesciline karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK. nun 438. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Sonuç: Yukarda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının 2. bendinin son satırında yer alan " davalı C. Sırlan adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davalı O. Can adına tapuya kayıt ve tesciline" sözcüklerinin silinerek yerine "tapu kaydının iptaline gerek olmaksızın davacının alacağını alabilmesi için "haciz ve satışını isteyebilmesine" sözcüklerinin yazılmasına, öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 1.10.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy