(765 S. K. m. 102, 459/2) (818 S. K. m. 60)
Davacı F. Gündoğdu vekili Avukat B.V. Okyay tarafından, davalılar Jandarma Genel Komutanlığı ve Ç. Dönmez aleyhine 2.3.2001 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 3.5.2001 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine vekili Avukat N. Erdem tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektiriri nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Öteki temyiz itirazlarına gelince;
Dava, haksız eylem sonucu cismani zarar nedeniyle ilk davada saklı tutulan hak gereği artakalan tazminat istemine ilişkindir. Davalı, süresinde zamanaşımı savunmasında bulunmuştur.
Dosya içeriğinden zararlandırıcı eylemin 22.12.1995 tarihinde olduğu, ceza mahkemesinde TCK.nun 459/2. maddesine uygun suç bulunduğunun kabul edildiği, davacının daimi iş görmezlik derecesinde yaralandığı anlaşılmaktadır. BK.nun 60/1. maddesine göre zamanaşımı süresi, zarara ve faile ıttıla tarihinden itibaren bir yıldır. Olayımızda haksız eylem aynı zamanda suç oluşturduğundan, BK.nun 60/2 maddesine göre uzamış (ceza) zamanaşımı süresi ise TCK.nun 102. maddesi gereğince olay gününden itibaren beş yıldır. Eldeki bu dava, 2.3.2001 tarihinde açılmıştır. Bu durumda uzamış (ceza) zamanaşımı süresi geçtikten sonra dava açılmış olduğu belirgindir. Davacının daimi işgücü kaybını belirleyen adli tıp raporunun tarihi 30.6.1999 olup, zarar kapsamı belirleyen bilirkişi raporu ise 29.11.1999 havale tarihini taşımaktadır. Zararın derecesini ve kapsamını davacının bu raporla öğrendiği benimsendiğinde bile, BK.nun 60/1. maddesindeki bir yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra dava açılmış bulunmaktadır. Şu durum karşısında davanın zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi gerekirken, yerel mahkemece olayda uygulama yeri bulunmayan on yıllık süreden bahsedilerek davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:Temyiz olunan kararın yukarda (2) nolu bentte açıklanan nedenle BOZULMASINA öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine 21.1.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy