(818 S. K. m. 44)
Dava: Davacı Maliye Hazinesi adına Ahmet K. tarafından, davalı Mevlana A. aleyhine 11.1.2001 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 17.7.2001 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı Maliye Hazinesi adına Ahmet K. tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istemine,ilişkindir.
Davacı Hazine temsilcisi : Davalının, kamu malı niteliğindeki dere yatağından izinsiz olarak kum aldığını ve bu dere yatağına bitişik mer'a parseline de zarar verdiğini,belirterek ; kum bedeli ve mer'anın eski hale getirilmesi gideri olarak toplam ( 1.890.400.000 ) liranın tazmini isteğinde, bulunmuştur.
Davalı : Davaya konu dere yatağından başkalarının da kum aldığını ve belediye başkanının isteği üzerine bu eylemi yaptığını, savunmuştur.
Yerel mahkemece : Tazminata konu miktar ( 1.890.400.000 ) lira olarak belirlenmiş ve fakat davalının belediyeye kum getirdiği,kendisi dışında başka kişilerin de aynı yerden kum almasının mümkün bulunduğu, sosyal ve ekonomik durumu da gözetilerek BK.'nun 44/2. madde/fıkrası gerekçe gösterilerek yarı oranında indirim suretiyle ( 945.200.000 ) lira hükme bağlanmıştır.
Karar, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir. BK.nun 44/2. maddesinde; "Eğer zarar kasten veya ağır bir ihmal veya tedbirsizlikle yapılmamış olduğu ve tazmini de borçluyu müzayakaya maruz bıraktığı takdirde,hakim,hakkaniyete tevfikan zarar ve ziyanı tenkis edebilir." hükmü yer almaktadır. Somut olayda, davalının tedbirsizlik veya ihmal gösterdiğinden sözetme olanağı yoktur.Aksine, bilerek ve isteyerek davranmıştır. Diğer yandan, dosya kapsamına göre iş makinası ile davaya konu kumu aldığı gözetildiğinde, müzayakaya düşeceği de kabul edilemez. Başkalarının aynı yerden kum alması, dayanışmalı sorumlu olan davalının tazmin borcundan indirim nedeni de sayılamaz. Bu durum,ancak sorumlular arasındaki rücu davasında değerlendirilebilir.Yerel mahkemece, yukarıda açıklanan nedenler gözetilmeksizin ve olaya uygun düşmeyen gerekçe ile belirlenen tazminat miktarından indirim yapılmış olması,bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA 29.1.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy