(4721 S.K. m.24,25)
Dava: Davacı Ahmet E. vekili Avukat Vahap Bozkurt tarafından, davalı Milliyet Gazetecilik A.Ş. ve diğerleri aleyhine 26.1.2001 gününde verilen dilekçe ile basın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle 50 milyar lira manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine dair verilen 27.12.2001 günlü kararın Yargıtayda duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili, duruşmasız incelemeside davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 28.1.2003 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Avukat Oral Özbaş ile karşı taraftan davalılar vekili Avukat M. Ali Köksal geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava yayın yoluyla kişilik haklarına saldırıldığı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Dava tümden reddedilmiş karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı gazetede davacının Antalya'da bir bar açılışında beraber bulunduğu sanatçı Aydan Şener ile bir aşk ilişkisi içinde bulunduğu ve Aydan Şener'in kaçtığı davacının kovaladığı biçimindeki yayın beş gün sürmüştür. Her ne kadar milletvekili olan bir politikacının özel yaşantısı diğer kişilere göre daha dar bir alanda kalıp kamuoyuna açıksa da "Şener kaçtı vekil kovaladı" "Tacizci vekil ucuz kurtuldu" "Dostça tacize tebrik yağmuru" "karısı güzel olmasa kimbilir ne olurdu!" "Ertürk de Şener'i taciz etmişti." başlıkları ile yer alan haberlerin gerçekliğe uygunluğu kanıtlanamamıştır. Ayrıca yayınlarda kullanılan üslup ve sözcüklerin de eleştiri sınırlarının içinde kaldığını söylemek mümkün değildir. Davacıyı kamuoyu önünde küçük düşürücü ve aşağılayıcı ifadelerdir.
Beş gün süren yazıları ve fotoğraflar birlikte değerlendirildiğinde kişilik haklarına saldırının varlığı kabul edilmeli ve olaya uygun düşecek miktarda manevi tazminatın tahsiline karar verilmelidir. Şu durumda davanın tümden reddi usul ve yasaya aykırı olup karar bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, temyiz eden davacı vekili için takdir olunan 275.000.000 lira duruşma avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine ve temyiz eden davacıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 28.1.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy