(2918 S. K. m. 106)
Dava: Davacıların davalı Belediye ve TCDD Genel Müdürlüğüne yönelik temyiz itirazlarına gelince; dava, davacıların desteğinin yolcu minibüsünün hemzemin geçitte tren ile çarpışması sonucu ölümü nedeniyle uğranılan zararın ödettirilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece idarenin hizmet kusuruna dayanıldığından ve idari yargı görevli olacağından yargı yolu bakımından dava reddedilmiş, karar davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Karar:
2918 sayılı Karayolları Trafik Yasasının 106. maddesinde bu tür uyuşmazlıkların adli yargı yerinde çözümleneceği açıkça ifade edilmiştir. Anılan yasanın 2. maddesinde hiçbir ayrık durum gösterilmediğinden kanunun karayollarında meydana gelen trafik olaylarında uygulanacağı belirtildikten başka bu kural biraz daha genişletilerek aynı maddenin ( a ) ve ( b ) fıkralarındaki durumlara da uygulanabileceği öngörülmüştür. Bu bağlamda karayolu dışındaki alanlardan kamuya açık olan park, bahçe, akaryakıt servis istasyonları gibi yerler ile birlikte ve özellikle karayolu taşıt trafiği için faydalanılan yerlerde de uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Yine aynı yasanın 3. maddesinde yasanın uygulanmasında göz önünde tutulması gereken tanımla, içinde "Demiryolu geçidi" ( Hemzemin geçit ) tanımı da verilmiş ve bunun karayolu ile demiryolunun kesiştiği bariyerli ve bariyersiz geçit olduğu ifade edilmiştir.
Açıklanan şu yasal düzenleme itibarıyla, karayolu üzerinde meydana gelen eylemlerden doğan olayların yarattığı uyuşmazlıkların çözüm yerinin adli yargı olacağı yasanın düzenlemiş biçiminden açıkça anlaşılmaktadır. Hemzemin geçit, karayolu ile tren yolunun kesiştiği bir geçit olarak o kesimin veya o noktanın Devlet Demir Yoluna ait olduğu sonucunu doğurmayacağı gibi, o noktada meydana gelen eylemin karayolu dışında oluştuğu sonucunu da doğurmaz. Bu bakımdan hukuka aykırı eylemin 2918 Sayılı Kanun kapsamında yer alan karayolu üzerinde meydana geldiği kabul edilmeli ve uyuşmazlığın çözüm yerinin adli yargı olacağı sonucuna varılmalıdır.
Kaldı ki, dairemizin kuruluşunun bu yana, bu tür uyuşmazlıklar adli yargı yerinde bakılıp çözümlenmiştir. Yeni ve değişik bir yasal düzenleme olmadan bu güne kadar istikrarlı biçimde yürüyen bir uygulamanın değiştirilmesi hukuki istikrarı ortadan kaldırır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle uyuşmazlığın Karayolları Trafik Yasasındaki hükümler uyarınca çözümlenmesi gerektiği, anılan yasanın kapsamındaki eylemlerden doğan uyuşmazlıkların çözüm yerinin de adliye mahkemeleri olduğu düşünülerek işin esasına bakılarak varılacak sonuca göre bir hüküm kurmak gerekirken yazılı gerekçe ile yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
KARŞI OY :
Dava, davalı idarelerin almaları gerekirken almadıkları tedbirlerden sözederek açılmıştır. Davanın hukuki sebebi davalıların hizmet kusurudur. Hizmet kusuruna dayanan davaların idari yargı yerinde görülmesi gerekir. Bu nedenle yerel mahkemenin kendini görevli saymaması doğru olmuştur.
Yerel mahkemece dava dilekçesinin yargı yolu bakımından reddine karar verilmesi gerekirken, görevsizlik kararı verilmesi uygun olmamış ise de sonuçta; dava reddedilmiş bulunduğundan, mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesi uygun olacağından bozma kararına katılamıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy