(818 S. K. m. 41, 47)
Dava: Davacı Gönül K. ve diğerleri vekili Avukat R. Adıgüzel tarafından, davalı Ahmet G. aleyhine 2.8.1999 gününde verilen dilekçe ile trafik kazasından kaynaklanan desteğin ölümü ve yaralanma nedeniyle tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 2.4.2002 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili duruşmasız olarak davacı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 4.2.2003 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat C. Saçaklıoğlu geldi, karşı taraftan davacılar adına kimse gelmedi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacıların temyiz itirazlarına gelince;
a) Dava trafik kazasından kaynaklanan desteğin ölümü ve yaralanma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istem kısmen kabul edilmiş, karar taraflarca temyiz edilmiştir.
Davaya konu olay 8.9.1997 tarihinde olmuştur. Davacılardan Gönül K. ve Cengiz K. 15.9.1997 tarihli İbraname ve Anlaşmadır başlıklı yazılı belgede davalıdan gerek Gönül K.'nin yaralanmasından dolayı ve gerekse evlatları Gökmen K.'nin vefatından dolayı 250.000.000 lira maddi ve manevi tazminat aldıklarını belirtmişlerdir. Mahkemece 12.11.2001 tarihli bilirkişi raporunda hesaplanan indirimsiz tazminat miktarlarından ibranamedeki miktarın yarı-yarıya maddi ve manevi tazminat olarak yine yarı-yarıya davacılar Cengiz K. ve Gönül K. tarafından alındığı kabul edilerek olay tarihinden karar tarihine kadar işlemiş yasal faizleri ile birlikte nihai zarardan düşülerek tazminata hükmedilmiştir.
Zarar haksız eylemden kaynaklandığından tazminat haksız eylemin vuku bulduğu tarihte muaccel hale gelmektedir. O halde, davalı tarafından ödenen miktarın zarardan mahsubunun olay tarihine göre yapılması yani faizinin düşülmemesi gerekir.
Anılan yön gözetilmeden verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
b) Davacılardan Gönül K. ve Feride Ö. trafik kazasında yaralandıklarından maddi tazminat içerisinde tedavi giderlerini de istemişlerdir. Mahkemece hüküm altına alınan maddi tazminat miktarına anılan istekler gözetilmemiştir. Dosya kapsamı ve bilirkişi raporlarında belirtilen davacıların tedavi giderleri yaptığı sabittir. Şu durumda, tedavi giderlerine de hükmedilmelidir. Anılan yönün gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın 2 nolu bentte gösterilen nedenlerle davacılar yararına BOZULMASINA; davalının temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve temyiz eden davacılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 4.2.2003 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Zarar, kural olarak haksız eylem tarihine göre belirlenir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatı belirlemesi, uygulamada, kendine özgü yöntemle yapılmaktadır. Bu yöntem hakkında çeşitli yönlerden eleştiri getirmek mümkündür.
Bir de bu işin davalı yanca olay tarihini takip eden, zaman içinde yapılan ödemelerin değerlendirilmesi; üzerinde durulması gerekir. Bir başka anlatımla zarar görene çok önceleri ödenen ve ibra belgesi ancak makbuz olarak kabul edilen paranın hesaplanan tazminattan nasıl düşüleceği tartışılmalıdır. Bu yapılıp adil bir sonuca varılmazsa, mağdurlara hemen yapılan ödemeler nedeniyle ödeyenleri pişman edecek sonuç doğar.
Somut olayda, hakkaniyet düşüncesiyle, yerel mahkeme, ödenen miktara faiz yürütmüştür. Bu, mahkemece uygun görülmüş bir hakkaniyet yoludur; tartışılabilir.
Ancak, biz, ödeme tarihinde destek tazminatı hesap edilip ödenen miktarı hesaplanan tazminatla oranlama yapmak ve ileri tarihe göre hesaplanan (genellikle) yüksek çıkan tazminattan bulunan bu oranda indirim sağlamanın daha adil olacağı düşüncesindeyiz. Bu yüzden, sayın çoğunluğun bozma kararının 2/a maddesine katılamıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy