(818 S. K. m. 49)
Dava: Davacı İ. D. tarafından, davalı S. Ç. aleyhine 20.2.2002 gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle 10.000.000.000 lira manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece 3.000.000.000 lira manevi tazminatın tahsiline dair verilen 12.6.2002 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 25.2.2003 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı asil S. Ç. ile karşı taraftan davacı asil İ. D. geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istem kısmen kabul edilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
19 Mayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesi-Kelam-Ana Bilim Dalı Başkanı olan davacı, aynı üniversitede Tıp Fakültesi Tormatoloji Bölümü Öğretim Üyesi davalının televizyonda yaptığı konuşma ile tanık olarak verdiği ifadelerde kendisi için şeriatçı profesör, kitapları çalıntı, öğretim üyeliğinden atılması gerekir biçiminde ithamlarda bulunarak kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu belirterek manevi tazminat istemiştir. Davalı cevabında, davacının fikirlerini ortaya koyduğunu, sözkonusu bilgilerin davacının doçentlikten profesörlüğe yükselebilmesi için rektörlükçe oluşturulmuş Bilim Jüri Üyesi bir profesörün değerlendirme raporundan alındığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacının Samsun 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/586 Esas sayılı dava dosyasında tanık olarak verdiği ifadede davacının şeriatı öven eserler düzenlediği, profesörlük hakkının bulunmadığı halde bu hakkın kendisine tanındığı, başkalarının eserlerini kendi eseriymiş gibi gösterdiği için profesörlükten atılması gerektiği şeklinde anılan davanın konusu olaylarla ilgili bilgi ve görgüsünü anlatmak yerine davacının kişilik haklarına saldırıda bulunduğu gerekçesiyle istem kısmen kabul edilmiştir.
Dosyada bulunan davacının profesörlük kadrosuna yükseltilebilmesi için oluşturulan jüri üyelerinden Prof. Dr. Mehmet Dal tarafından hazırlanan değerlendirme raporunda davacının ikinci el kaynaklardan metinleri olduğu gibi alıp kendisine aitmiş gibi eserlerine yerleştirdiği, çevirisini yaptığı kitaplardaki şeriatçı düşünce ve söylemleri paylaştığı, Kelam Ana Bilim Dalında Profesörlük kadrosuna atanmasının uygun olmadığı belirtilmektedir. Şu durumda, davalının tanık sıfatıyla dinlediği sırada duyduklarını ve bildiklerini anlattığı, ifadesindeki değerlendirmelerin yukarıda belirtilen Değerlendirme Raporunda yer aldığı anlaşılmaktadır. O halde, davalının sorumluluğuna karar verilemeyeceğinden davanın reddi gerekir.
Anılan yön gözetilmeden yazılı şekilde verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 25.02.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy