(818 S. K. m. 61)
Dava ve Karar: Davacı Kezban Tencireci vekili Avukat İskender Pekdemir tarafından, davalılar Ahmet Tencireci ve Yusuf Tencireci aleyhine 21.11.2001 gününde verilen dilekçe ile davacının çeyiz olarak getirdiği ve davalılar tarafından davacıya bağışlanan eşya ve ziynetlerin aynen iadesi veya bedelinin tahsilinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; ispat edilemeyen davanın reddine dair verilen 28.5.2002 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 27.01.2003 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dava; evlilik birliği sırasında davacının çeyiz olarak getirdiği ve davalılar tarafından davacıya bağışlanan eşya ve ziynetlerin tarafların ayrılması üzerine davalı tarafta kaldığından bahisle aynen veya bedellerinin ödetilmesi istemidir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Toplanan delillere göre, buzdolabı, çamaşır makinesi, koltuk takımı, yemek odası, televizyon vs. gibi dayanıklı ev eşyalarının davacı tarafça çeyiz olarak götürülmediği ve mehir olarak da verilmediği sabit olmuştur. Bu bölümle ilgili dairemiz çoğunluğunun onama düşüncesine katılıyorum. Ancak ziynet eşyalarının her zaman kadının üzerinde bulunması şeklindeki kabulün artık günümüz hayat şartlarına uymadığı gibi, somut olayda davalının annesi olan tanık Ümmühan Tencireci de mahkemedeki beyanında, davacı gelini baba evine giderken kendisinin de yanında olduğunu, ayrılma meselesini orada konuşmak üzere birlikte gittiklerini, ancak giderken ziynet eşyalarının davacının üzerinde olup olmadığını farketmediğini bildirmiştir. Diğer davalı tanıklarının tümü de davacının baba evine giderken ziynetlerinin üzerinde olup olmadığını bilmediklerini belirtmişlerdir.
Şu hale göre dinlenen tüm tanıklar birlikte değerlendirildiğinde, davacının ziynet eşyalarını üzerinde taşımadığı ve baba evine götürmediği kanıtlanmıştır. Yine geleneklere göre evlenirken her kızın çeyiz eşyası olarak götürdüğü bilinen dantel ve işlemeli örtüler ile yazma eşarp gibi bizatihi kadına ait eşyaları da davacının baba evine götürdüğü kanıtlanmadığından bu eşyalarla ilgili davanın kabulüne karar vermek gerektiği düşüncesinde olduğumdan dairemiz çoğunluğunun onama görüşüne katılamıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy