(818 S. K. m. 41) (2577 S. K. m. 2)
Dava: Davacılar Hayri Y. ve diğerleri vekili Avukat R. Karagöz tarafından, davalı K. Belediye Başkanlığı aleyhine 11/11/1999 gününde verilen dilekçe ile davalı belediye tarafından, davacılara murislerinden intikal eden iki katlı binayı tadilat yapmak amacıyla yıkması sonucu uğranılan zararın tazmininin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; mahkemenin görevsizliğine, davaya bakmakla görevli Antalya İdare Mahkemesinin olduğuna dair verilen 12/10/2001 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, davalı Belediyenin davacıların müşterek maliki oldukları taşınmaz üzerinde bulunan binanın, hizmet binası olarak kullanılması amacıyla yaptığı tadilat ve yıkım sonucunda uğranılan zararın ödettirilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece idari yargı görevli olduğundan görevsizlik kararı verilmiş, karar davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
11.2.1959 günlü ve 17/17 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararının 1. bendinde açıkça belirtildiği gibi, bir kamu kurumu tarafından verilen kararlar üzerinde plan ve projesine göre bir yol yapılması dolayısıyla evinin duvarı yıkılan ve bodrumunu sel basan, su tesisinin bozukluğu yahut bakımındaki ihmal yüzünden tarlasını sular basıp, tarlası kullanılmaz hale gelen kimsenin uğradığı zararlar gibi zararlar idari kararın ve fiilin neticesinde meydana gelen zararlardır. Zira bir kamu kurumunun görevlerinden olan bir işi yapmayı kararlaştırması idari bir karar olduğu gibi, bu kararı yerine getirmek üzere plan ve projeler yapıp o plan ve projeler gereğince işi görmesi de kararın neticesi olan birer idari eylemdir. O halde sözü edilen kararda örnek olarak belirtilen bu eylemlerden doğan zararların ödettirilmesi istekleri 2557 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 2. maddesi hükmünce bir tam yargı davasıdır ve bu davalara bakmaya idari yargı yeri görevlidir.
Temyize konu edilen davada davalının, davacıların müşterek maliki oldukları taşınmaz üzerinde bulunan binada tadilat çalışması yaptığı hususunda taraflar arasında anlaşmazlık yoktur. Gerek davalı belediyenin cevap dilekçesinden gerekse mahkemece dinlenilen tanık beyanlarındaki açıklamalardan davalı idarenin plan ve projeye dayalı bir çalışma yapmadığı, dava konusu binayı hizmet binası olarak kullanmak amacıyla önce maliklerinden kiralamak istediği ve binada tadilat yaptığı, taraflar arasında kiralama hususunda anlaşma sağlanamayınca, tadilat ve yıkım işini yarım bıraktığı, bu eylemlerinin herhangi bir plan ve projeye dayalı olmadığı, dolayısıyla zararın oluşumunun haksız eylemden kaynaklandığı açıktır. Bu hali ile davanın adli yargıda çözümlenmesi gerekirken davanın yargı yolu bakımından reddi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 27.1.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy