(1086 S. K. m. 74)
Davacı Hasan Bilgiç vekili Avukat Abdullah Demir tarafından, davalı Hayri Bilgiç aleyhine 4/6/2001 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem sonucu yaralanmadan dolayı tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin kısmen kabulüne dair verilen 14/5/2002 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten soma tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Diğer temyiz itirazına gelince;
Dava, haksız eylem sonucu yaralanmadan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı kesinleşen ilk davada meslekte kazanma gücü kaybının 9.036.705.117 lira olarak hesaplandığını, bunun 450.000.000 liralık bölümünün ilk davada hüküm altına alındığını belirterek saklı tuttuğu 8.586.705.117 liranın davalıdan alınması isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, davacının meslekte kazanma gücü kaybı zararının 9.036.705.117 lira, tedavi giderinin 100.160.000 lira ve ulaşım giderinin 40.000.000 lira, toplam zararının ise 9.176.865.117 lira olduğu, davacının haksız tahriki nedeniyle 1/4 oranında indirim yapıldığında 6.882.648.837 lira olarak belirlenen zararından ilk davada hüküm altına alınan 500.000.000 lira indirildiğinde davacının 6.382.648.837 lira karşılanmayan zararı kaldığı benimsenerek bu miktarın davalıdan alınmasına karar verilmiştir.
Davacı yan gerek ilk davada, gerekse ikinci davada tedavi gideri istememiştir. Hükmedilen tazminat içeriğine, istek bulunmadığı halde, tedavi gideri de eklenerek, yazılı biçimde karar verilmiş olması Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 74. maddesinde açıklanan hakimin tarafların iddia ve savunmaları ile bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye hükmedemeyeceği kuralına aykırıdır.
Yerel mahkemece, anılan yönlerin gözetilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının (1) sayılı bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 30/1/2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy