(818 S. K. m. 41)
Davacı Murteza Şimşek ve Fatime Şimşek vekili Avukat Ali Yıldırım Sezer tarafından, davalı Bayındırlık ve İskan Bakanlığı aleyhine 30.4.2001 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem sonucu uğranılan zararın ödetilmesinin istenmesi üze11ne mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin kabulüne dair verilen 10.7.2002 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davacılar, taşınmazlarının bulunduğu bölgede kurulması sürdürülen afet konutlarına ait altyapı çalışmaları sırasında taşınmazlarına el atılarak fındık ve kavak ağaçlarına kesildiğini, arazilerine toprak yığıldığını belirterek fındık ve kavak ağaçlarının kesilmesinden dolayı uğradığı zarar ile taşınmazların eski hale getirilmesi için gereken paranın ödetilmesi isteminde bulunmuşlardır. Davalı idare, zararı kendisinin vermediğini belirterek davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece istem kabul edilmiş; kararı davalı idare temyiz etmiştir.
Davacıların uğradığı zarar taşınmazlarına toprak yığılması ve bazı ağaçların kesilmesinden kaynaklanmaktadır. Dosyada bulunan bilgi ve belgelerden, davalı idare tarafından davacıların taşınmazının bulunduğu yerde kamulaştırılan bir alanda deprem konutları yapıldığı, kamulaştırılan alan ile davacılara ait taşınmazlar arasında imar yolu bulunduğu, bu yolun İller Bankası Genel Müdürlüğü tarafından yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılan keşif sırasında dinlenen davacı tanıkları da, deprem konutlarının alt yapısını yapan yüklenici Abidin Köse' nin davacılara ait fındık ve kavak ağaçlarını kestirdiğini açıklamışlardır. Mahkemece; taşınmazlara toprağın kim tarafından yığdığı, davalı tarafından toprak yığılıp yığılmadığı yeterince araştırılmamıştır. Davacıların zararına yol açan işin davalı idare tarafından bir eser sözleşmesiyle yükleniciye verilip verilmediği, iş bir eser sözleşmesiyle yükleniciye verilmişse davacılara ait taşınmazlara yüklenicin toprak döküp dökmediği ve yükleniciye taşınmazların döküm yeri olarak kim tarafından gösterildiği araştırılmalı, işin sahibinin davalı idare olup olmadığı, zarara yol açan eylemi davalı idarenin geçekleştirip gerçekleştirmediği hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde açıklığa kavuşturulmalıdır. Yerel mahkemece, açıklanan yönler gözetilmeden eksik incelemeyle davalı idarenin sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; 30.1.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy